MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
KARAR
A)Davacı İstemi;
Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle belirsiz alacak niteliğinde 10.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
B)Davalıların Cevapları;
Davalı ... (KGM) vekili cevap dilekçesinde özetle, diğer davalı ile aralarında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği husumet yönünden davanın reddini talep ettiklerini, idarenin bu davadan sorumlu tutulamayacağını, davacının diğer davalının işçisi olduğunu, iş kazasının tamamen davacının tedbirsiz ve dikkatsiz çalışması sonucu meydana geldiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... İnş. Mak. San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aracı kullanan sürücü ...'in KGM personeli olduğunu, davacının yaralanmasında müvekkili davalının hiçbir kusuru olmadığını, olayın tamamen davacının ve aracı kullanan şoförün dikkatsizliğinden kaynaklandığını, husumetin müvekkili davalıya yöneltilmemesi gerektiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, mevzuattan doğan her türlü tedbiri aldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı;
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 116.907,29 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 02/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, dair karar verildiği anlaşılmıştır.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;
İlk Derece Mahkemesinin KGM vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, bağlanan ilk peşin değerli gelir ve geçici iş göremezlik gelirinin tamamının davacının maddi zararından indirilmesi suretiyle davalının bu yünden istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, kısmen kabul, kısmen reddi ile 107.986,20 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 02/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, dair karar verildiği anlaşılmıştır.
E) Temyiz Nedenleri,
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, SGK tarafından bağlanan gelirlerin rücuya kabil kısmının maddi tazminat alacağından tenzili yerine, tamamının maddi tazminat alacağından tenzilinin hatalı olduğuna işaretle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Müvekkili idarece, dava konusu işin, Yapım İşleri Genel Şartnamesi 4. maddesi uyarınca anahtar teslim götürü bedel ile diğer davalı şirkete ihale edildiğinden sorumlu tutulamayacağını, asıl- alt işveren ilişkisinin olmadığını, SGK tarafından müvekkili ve diğer davalı ... İnş. aleyhine açılan rücuan tazminat talepli davanın ... 1. İş Mahkemesinin 2014/255 E ve 2017/351 K sayılı ilamında karar çıktığı, bu kararda 77.976,06 TL peşin sermaye değerinin tahsis onay tarihinden, 9.180,16 TL geçici iş görmezlik ödeneğinin ödeme tarihinden, 15.529,22 TL tedavi giderinin sarf tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, dolayısıyla SGK tarafından bağlanan ödemelerden 87.156,22 TL tutardaki PSD ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin bu dosyadaki hesaplamadan mahsup edilmesi gerektiği, aksi halde mükerrer ödemeye sebep olunacağını, bilirkişi raporunda kusur değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, davacı tarafından dinletilen tanıkların davacının yaşadığı manevi elem ve keder konusunda davacı lehine bir beyanda bulunmadıklarını, bilirkişi heyeti tarafından müvekkilimin gerekli iş güvenliği tedbirlerini almadığı ve işçileri iş kazalarına karşı yeterli bilgilendirme yapmadığından bahisle %40 kusurlu bulunduğunun tespitinin olaya ve hukuka aykırı olduğunu, pasif dönem zararının hesaplanması hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacı ve davalılardan KGM vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine;
2- Dava, sigortalının iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, Davalı KGM tarafından yol bakım işinin diğer davalı şirkete verildiği, davacının bu şirket işçisi olarak çalışırken olay günü yoldaki çukurlara asfalt yama işinde görevlendirildiği, yoldaki çukurlara yama yapılarak gidilirken davacının kamyonun şoför kabini basamağına basıp aynadan tutunarak ilerledikleri sırada, şoförün ani fren yapması üzerine dengesini kaybedip, baş üstü düşmesi neticesinde iş kazası geçirdiği, olayın SGK tarafından da iş kazası olarak kabul edildiği, sürekli iş göremezlik oranının % 46 olarak belirlendiği, olayın gerçekleşmesinde davalı asıl işveren KGM’nün % 50, davalı alt işveren ... Şti’nin %30, davacının ise %20 oranında kusurlu olduğu, kurum tarafından %46 oranındaki sürekli iş göremezlik oranı üzerinden, davacının yaşlılık aylığı almaya başlaması nedeniyle gelirlerin birleşmesi nedeniyle davacıya 51.611,85 TL tutarında ilk peşin sermaye değerli gelir ile 6.304,87 TL tutarında filli ödeme yapıldığı aynı zamanda (01/03/2012- 09/02/2013) tarihleri arasında davacının geçici iş göremezlik dönemi içerisinde olması nedeniyle 18.832 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, mahkemece hesap bilirkişiden alınan 21/12/2017 tarihli hesap raporunda bu gelirlerin rücuya kabil kısmı tenzil edilerek maddi tazminat alacağı 116.907,29 TL olarak hesap edilmişken, bölge adliye mahkemesince gelirlerin tamamı tenzil edilmek suretiyle 107.986,20 TL’ye karar verildiği, davalı iddiasına göre SGK tarafından açılan rücu davasında 77.976,06 TL tutarında peşin sermaye değeri ile 9.180,16 TL tutarında geçici iş görmezlik ödeneğinin davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince, maddi zararın belirlenmesi sırasında bilirkişi tarafından hesaplanan zarar tutarından Kurumca davacıya bağlanan gelirlerin ilk peşin değerinin, fiili ödeme tutarı ve geçici iş göremezlik ödeneğinin tamamının tazminat alacağında tenzil edilerek sonuca gidildiği görülmektedir. Varılan bu sonuç yerinde değildir.
Davanın bu yönüyle yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu oluşturmaktadır. Kanunun 55. maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Adalet Komisyonu'nun 55. madde gerekçesine göre; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez. Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafık kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.”
Öteyandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”. Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici işgöremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanunun 55. maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, mahkemece yapılacak iş, davalı taraf iddiası da dikkate alınmak suretiyle SGK tarafından açılan rücu dava dosyası dosya arasına getirilerek ve verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği de gözetilerek, davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri ile geçici iş göremezlik tutarının ve var ise fiili ödeme tutarının her türlü şüpheden uzak şekilde doğru olarak tespiti ile, bu tutarların rücuya kabil kısmının; yani davalıların kusuru oranına isabet eden (%80 tutarındaki) miktarının usuli kazanılmış hak da gözetilerek 21/12/2017 tarihli hesap raporunda tespit edilen (gelirin tenzil edilmediği) tazminat alacağından tenzil edilmek suretiyle davacının maddi tazminat alacağının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ile davalılardan KGM vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının davacı ... ve davalılardan ...'ne iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy