MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, müteveffa eşinin sigortalı çalışmalarının tespiti ile tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı kurum ile dahili davalılardan... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine
2- Dava, murise ait hizmetin tespiti ve ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda malullük ihtiyarlık ölüm sigortaları hesap kartında yazılı olan ve 07.04.2010 tarihli davalı kurum müdür ve memurları imzalı tutanak ile muris ...’in ;
-1959 yılı 4. Ayında 10 gün, 5. Ayında 13 gün, 6. Ayında 20 gün, 8. Ayında 14 gün, 9. Ayında 11 gün, 10. Ayında 15 gün, 11. ayında 15, 12. ayında 14 gün
-1960 yılı 4. Ayında 4 gün, 5. Ayında 6 gün, 6. Ayında 24 gün, 7. Ayında 15 gün, 8. Ayında 18 gün, 9. Ayında 20 gün, 10. Ayında 16 gün, 11. ayında 26 gün, 12. ayında 20 gün
-1961 yılı 1. Ayında 20 gün, 2. ayında 20 gün, 8. ayında 30 gün, 9. ayında 30 gün,
-1962 yılı için 3.4.5.8. aylar için 30’ar gün çalışmalarının olduğu adı geçene mal edilebilmesi için bazı dönem bordrolarının arşivlerde bulunamadığı” tespit edilmiş olup davacının ölüm aylığı talebi sonrası kurum tarafından ölüm aylığı için davacı murisinin askerlik borçlanması dahil 710 günü olduğu belirtilmiş, davacı da 1959-1961 yılları içinde geçen 206 gün hizmetin yeterli olacağını düşünerek tespitini talep etmiştir. Muris hizmet cetveli incelendiğinde 710 gün değil 590 gün hizmeti mevcuttur. Davacı, kurum tarafından yanılgıya düşürülmüş olsa da davacının eşinin 1962 yılındaki çalışmaları tutanak ile de tespit edildiğinden dava konusu edilmeyen ancak kurum tutanağı ile sabit olan çalışmalar da dikkate alındığında ölüm aylığına hak kazandığı açıktır. Ancak gerekçede ölüm aylığı yerine yaşlılık aylığına hak kazandığına karar verilmesi ve hükümde de ölüm aylığı olduğu ve aylık bağlama tarihi belirtilmeden sonuca gidilmesi hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasının 1. maddesinin tamamen silinerek yerine
“1- Davanın KABULÜ İLE,
A-Sakarya SGK İl Müdürlüğü'nün 22/03/2010 tarihli işleminin iptali ile, davacının eşi ...'in;
-1959 yılı 4. Ayında 10 gün, 5. Ayında 13 gün, 6. Ayında 20 gün, 8. Ayında 14 gün, 9. Ayında 11 gün, 10. Ayında 15 gün,
-1960 yılı 4. Ayında 4 gün, 5. Ayında 6 gün, 6. Ayında 24 gün, 7. Ayında 15 gün, 8. Ayında 18 gün, 9. Ayında 20 gün, 10. Ayında 16 gün,
-1961 yılı 1. Ayında 20 gün,
479.54 nolu iş yerinde SİGORTALI OLARAK ÇALIŞTIĞININ TESPİTİNE, hizmetlerin sigortalıya mal edilmesi ile birlikte davacıya 27.03.2009 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığı bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalı SGK'dan tahsiline, ”rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının davalılardan... ve ...'e iadesine 18/11/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan