MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
A) Davacı İstemi;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalıların bodrumda bulunan inşaatında çalışmakta iken binanın çatısında elektrik çarpması sonucunda iş gücünü kaybettiğini beyanla 50,00 TL manevi, ıslahla birlikte 62.827,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabı;
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
“Sosyal Güvenlik Kurumunca olay nedeniyle davacının maluliyetinin bulunmadığına, itiraz edilmesi üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu 17/02/2016 günlü kararı ile davacının %5,2 oranında, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu 29/11/2006 günlü raporu ile davacının %16,2 oranında, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu 21/06/2007 günlü raporu ile davacının %16,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına karar verildiği, davacı yanca maluliyet oranın tespiti amacıyla dava açıldığı,...12. İş Mahkemesinin 26/02/2013 gün ve 2009/49 E 2013/54 K nolu kararı ile davacının 24/06/1997 tarihi itibariyle maluliyet oranın %16,2 olduğunun tespitine karar verildiği, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16/11/2015 gün ve 2015/13496-19499 E ve K nolu kararı ile onandığı, dava dışı koperatife ait villa inşaat işini adi ortaklık şeklinde yükümlenen davalılar Mehmet Bakanoğlu ve ...'ın inşaat işinde çalışmakta olan davacı işçinin geçirdiği iş kazasında 01/12/2016 tarihli bilirkişi raporunda ... ve Mehmet Bakanoğlu' nun %70, dava dışı koperatifinin %10, davacı işçinin %20 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, tarafların kusur oranı, % 16,2 sürekli iş göremezlik oranı, kurum tarafından yapılan ödemeler ve dosya kapsamı nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu miktarın 62.827,00 TL olarak tespit edildiği, 24.300,00 TL manevi tazminat takdir edildiği anlaşılmıştır.
D) İstinaf Nedenleri:
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, zamanaşımı itirazlarının 26.04.2017 tarihli kısa karar ile reddedilmişse de, gerekçeli kararda zamanaşımı hakkında hüküm kurulmadığını, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki işbu çelişkinin giderilmesi zaruri olduğunu, zamanaşımı itirazlarının reddine ilişkin hükmün de hukuka aykırı olduğunu, zamanaşımı yönünden daimi iş göremezlik oranının belirlendiği tarihi esas alan mahkemenin işleyecek faizi kaza tarihinden itibaren belirlemesi nedenli çelişkili hüküm kurulduğunun göstergesi olduğunu, faiz başlangıç tarihi yönünden de hükmün kaldırılması gerektiğini, talep aşılacak şekilde hüküm kurulduğunu, reddedilen manevi tazminat yönünden taraflarına vekalet ücreti hükmedilmediğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
“...12. İş Mahkemesinin 26.02.2013 tarih ve 2009/49 Esas ve 2013/54 Karar sayılı kararında, davacının geçici iş göremezlik bitim tarihinin 24.06.1997 tarihi olduğu belirtildiğinden ve davacının geçici iş göremezlik bitim tarihi ile ıslah tarihi arasında da 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından, davalı tarafın zamanaşımına dair istinaf talepleri yerinde değildir.
Davacı 50,00 TL manevi tazminat talep etmesine rağmen, mahkemece davacının talebi aşılarak 24.300,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca, reddedilen manevi tazminat miktarı bulunmadığından, davalı tarafın ret vekalet ücretine dair istinaf talebi de yersizdir.
Bu halde, davalı ...’ın manevi tazminat miktarı yönünden talebin aşılmasına dair istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının (bu yönden) kaldırılmasına ve kamu düzenine ilişkin bu kaldırma sebebinin diğer davalıya da uygulanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir. ” şeklinde belirtilmiştir.
F)Temyiz Nedenleri;
Davalı ... vekili özetle, dosyada farkli kusur oranlarının olduğunu, olayın davacı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi sonucu dikkatsizliği ve tedbirsizliği neticesinde meydana geldiğini, davacının Sürekli İş Göremezlik Oranının 24.06.1997 tarihi itibariyle belirli olduğunu, taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ıslah dilekçesi ile faiz başlangıç tarihini belirtmeyen davacı lehine talebi aşacak şekilde kaza tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, hükmedilen tazminat miktarının kabul edilebilir olmadığını, davacının ...’ dan yaşlılık aylığı aldığını, bu hususun hesaplamada değerlendirilmesi gerektiğini, davacının kaza tarihinden hesaplama tarihine kadar geçen sürede çalışıp çalışmadığını, gelir elde edip etmediğinin değerlendirilmediğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dava, 14/05/1989 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile; 62.827,00 TL maddi, 24.300,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ...’ın manevi tazminat miktarı yönünden talebin aşılmasına dair istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b/2. bendi uyarınca kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile; 62.827,00 TL maddi, 50,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, kaza tarihinin 14/05/1989, dava tarihinin 04/07/1991 olduğu, davacının dava dilekçesi ile 1,00 TL maddi tazminat, 50,00 TL manevi tazminat talep ettiği, 03/03/2017 tarihinde davacı sigortalının davasını ıslah ederek mahkemeden sonuç olarak 62.827,00 TL maddi tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır.
Sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı süresi 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddeleri gereğince 10 yıldır. Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılmalıdır. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması demektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zarar, ancak bakım ve tedavi sonucunda düzenlenen hekim raporuyla belirli bir açıklığa kavuşur. Bedensel zararın gelişim, gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak hastalık seyrinin yani gelişimin tamamlandığı tarihin esas alınması gerekir. Dava konusu olayda değişen ve gelişen bir durumun söz konusu olmadığı ortadadır. Aksi düşünülse dahi; davacının kesinleşmiş olan %16,2 oranındaki maluliyetinin belirlendiği ilk tarihin Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu’nun 29/11/2006 günlü raporu olduğu ve bu durumda bile 10 yıllık zamanaşımı müddetinin dolduğu aşikardır.
Somut olayda maddi tazminatın, 04/07/1991 tarihli dava dilekçesinde fazlaya ilişkin talep hakları saklı tutularak kısmi dava olarak talep edildiği ortadadır. Bu duruma göre zamanaşımı süresi dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat yönünden dava tarihinde kesilerek, bakiye alacak miktarı yönünden işlemeye devam edecektir.
Hal böyle olunca, 03/03/2017 tarihli ıslah dilekçesinin davalı vekiline 13/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı vekilinin 27/03/2017 tarihli dilekçesi ile zamanaşımı def'ini açıkça ileri sürdüğü değerlendirilerek, maddi tazminat istemine ilişkin dava dilekçesinde talep edilen miktarla sınırlı olarak bir karar verilmesi gerekirken; ıslah edilen kısmı da kapsayacak şekilde maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir
SONUÇ: 1- Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ... 'a iadesine, 19/11/2019 gününde oy birliğiye karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy