MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi ve davalı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, taraf vekillerinin aşağıdaki açıklamaların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davacı lehine 1.000,00 TL maddi ve 29.000 TL manevi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın mahkemece takdir edilen harç noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
492 Sayılı Harçlar Kanunun 28/1-a maddesine göre karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.
6100 sayılı HMK’nun 323/1-a maddesi gereğince karar ve ilam harcı yargılama giderleri içerisinde sayılmış olup, 326/1.maddesi gereğince kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, mahkemece karar ve ilam harcının miktarının hatalı tespit edildiği gibi, davacı tarafından peşin olarak yatırılan ve davalıdan tahsiline karar verilen harcın miktarında da yanılgıya düşüldüğü anlaşılmıştır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması ve usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ :Yukarıda yapılan açıklama gereğince, Hüküm fıkrasının,
a) 4. bendinin çıkartılarak yerine:
“4- 2.049,30 TL Karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.061,30 TL’nin mahsubu ile 988 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına”
b) 6. bendinin çıkartılarak yerine:
“6- -Davacı tarafından yatırılan 1.061,30 TL peşin harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,”
Rakam ve sözcüklerinin yazılmak suretiyle, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine,
12/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy