MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalı işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde, 27/10/1987 - 16/10/1990 tarihleri arasında, 4/1-a sigortalısı olarak çalışmanın tespitine ilişkindir.
Mahkemece, 22/05/2018 tarihli kararda, 6100 s. HMK'nın 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde, dava dilekçesinde aleyhine davalı sıfatıyla husumet yöneltildiğini ve yine davanın açıldığı tarihte zorunlu fer'i müdahillik düzenlemesinin bulunmadığını beyan ederek, taraflarca takip edilmediği için açılmamış sayılmasına hükmedilen dosyada, müvekkili lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1 maddesinde "Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." hükmüne yer verilmiştir.
Yine aynı tarifenin, 13/2. maddesinde müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir.
Öte yandan, 11/09/2014 tarihinden önce 16/01/2014 günü açılan davada, ...'nun fer'i müdahil değil, davalı sıfatı bulunduğu kabul edilerek, kendisini vekille temsil ettiren davalı bu Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hal böyle olunca temyiz talebinde bulunan davalı ... yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Hüküm fıkrasının 3. Bendindeki "Davalılar Milli Eğitim Bakanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT 2.180,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine," rakam ve sözcüklerinin silinmesiyle yerine,
"Davalı Milli Eğitim Bakanlığı ve Davalı ... Kurumları vekille temsil edildiğinden, AAÜT uyarınca 2.180,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine," rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 06/11/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.