MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlerle, temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenlerine göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı lehine 77.271,53 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 20/10/2015 tarihli ilk kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 20/02/2018 tarih ve 2016/9412 Esas – 2018/1488 Karar sayılı ilamıyla, davalılar vekillerinin tüm, davacının ise temyiz itirazlarının sair yönleri reddedilmek suretiyle,manevi tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi yönünden bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde bozmaya uygun olarak manevi tazminat hakkında karar verilmekle beraber; bozma kapsamı dışında kalan maddi tazminat hakkında yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Usuli kazanılmış hak kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.( HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)
Somut olayda; Mahkemece verilen 20/10/2015 tarihli ilk kararın Dairemizin 20/02/2018 tarihli kararıyla manevi tazminat yönünden bozulduğu, bu yönüyle ilk kararda hükmedilen maddi tazminatın ve ferisi niteliğindeki, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve harcın kesinleşmiş olduğu dikkate alındığında bu hususlar hakkında yeniden karar verilmesi usuli kazanılmış hakka aykırı olmuştur.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda yapılan açıklama gereğince; Hüküm fıkrasının silinerek yerine;
1-Davacının maddi tazminat istemi ve bu istemin ferileri olan harç, yargılama gideri ve vekalet ücretleri hakkında mahkemenin 20/10/2015 tarih : 2013/586 E. - 2015/675 K. sayılı ilamının temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla bu hususlarda YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın 24/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Alınması gereken 1.366,20 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 2.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 2.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından bozmadan sonra yapılan toplam 206,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 82,40 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7- Dosyada mevcut kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmak suretiyle, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine,
12/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy