MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki temyiz kapsam ve sebeplerine göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, sigortalının iş kazasında sürekli iş göremezliği nedeniyle maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece neticeten maddi tazminat talebinin reddi ile 45000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin ise reddine yönelik hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davalı hakkında açılan maddi tazminat davasının dava dışı sigorta şirketinin yaptığı ödeme sebebi ile reddine karar verildiğinin anlaşılmasına göre; davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı, yürürlükteki HMK 370/2. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hükmün 3-a. fıkrası tamamen silinerek yerine;
“3- a) Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2725 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” miktar ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 21/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.