MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz kapsamına ve nedenlerine göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, sigortalının 14/11/2010 tarihli trafik iş kazası sonucu vefatı nedeniyle davacı eş Hüsnü için 133.194,62TL maddi, 80.000,00TL manevi; çocuk ... için 60.000,00TL manevi; çocuk ... için 60.000,00TL manevi tazminatların, davalılardan müteselsilen tahsili talebine ilişkindir.
Mahkemece, 22/12/2016 tarihli kararda, kusuru bulunmadığından davalı işveren ... Otomotiv Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine; davalı şoför ... yönünden davanın kısmen kabulüne ve eş için 133.194,62TL maddi, 30.000,00TL manevi; iki çocuktan her biri için 20.000,00TL manevi tazminatın, davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı ...’ın, sevk ve idare ettiği özel aracın önce refüje, ardından sağ tarafındaki servis minibüsüne çarpması üzerine, davalı şirketin işçilerini taşıyan servis aracı devrilmiş ve araçta yolcu olan davacılar murisi hayatını kaybetmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 14/11/2010 tarihli olayın iş kazası olarak kabul edildiği, davacılardan çocuk ... lehine iş kazası ölüm gelirinin bağlandığı; Mahkemece alınan kusur raporlarına göre, davalı sürücü ...’ın %100 kusurlu olduğu, başkaca kusurlu kişinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere gerek mülga 818 sayılı B.K.'nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesi hükmüne göre hakim, ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Hakimin manevi zarar adı ile ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı eş ve çocuklar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu açıktır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 13/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy