MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
KARAR
A)Davacı İstemi;Davacı, 01.02.2000-10.02.2009 tarihleri arasında, ... Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ... Orman İşletme Şefliğinde fidan bekçisi olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalıların Cevapları;
Davalı ... (SGKB) vekili, davacının daha önce açmış olduğu davanın reddedilmesi nedeni ile kesin hüküm itirazları bulunduğunu ve dava dilekçesinde belirtilen işyerine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... (OGM) vekili, davacının çalışması ile ilgili olarak herhangi bir kayda rastlanılmadığını ve iddianın somut ve inandırıcı deliller ile kanıtlanması gerektiğini belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı;
Davanın KABULÜ İLE; Davacının davalı ... Orman İşletme Müdürlüğünde 01/02/2000-10/02/2009 tarihleri arasında 3250 gün hizmet akdi ile asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;
Davalılar vekillerinin, ... 2. İş Mahkemesinin 19.09.2017 tarih ve 2014/418-2017/499 sayılı kararına yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
E) Temyiz Nedenleri,
Davalı SGKB vekili, davalı kurum tanıklarının dinlenmediği, davacının sigorta kaydına ve çalışmasına davalı Kurum kayıtlarında rastlanılmadığının dikkate alınmadığını, kesin hüküm ve derdestlik itirazları hususunda inceleme yapılmadığını ve işin mevsimlik olup olmadığının araştırılmadığını, çalışmanın kesintili olup olmaması hak düşürücü süre noktasında önem arz ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 17.09.2012-30.10.2012 tarihleri arasında 4/a kapsamındaki sigortalılık tür ve süresi dışında herhangi bir sigortalılık kayıt ve tescili olmadığı, ... Köyüne ait 1974-2005 yılları arasını kapsar köy karar defterine göre; ilk karar tarihinin 01.05.1974 ve son karar tarihinin 29.04.2005 olduğu, 01.01.2000 tarihli karar ile köy hudutları içerisinde bulunan ağaçlandırma sahaları koruma işinin köy tüzel kişiliği tarafından üstlenilmesine ve bu nedenle bir bekçi seçilmesine karar verildiği, 18.04.2001, 01.04.2002, 30.04.2003, 05.07.2004, 08.03.2005 tarihlerinde de aynı yönde kararlar verildiği, 2005-2013 yıllara arasını kapsar köy karar defterine göre; 04.05.2006 tarihinde aynı yönde iki kararın bulunduğu ve iptal edilen kararda daha önceki tecrübelerinden dolayı ...’in görevlendirilmesine karar verildiği ve geçerliliğini koruyan kararda ise ...’e yer verilmediği karar içeriğinden bekçilik ücretinin bankaya yatıralacağı hak sahibine ödenmek üzere muhtara yetki verilmesine karar verildiği ve 17.03.2007 ve 20.04.2008 ve 05.05.2009 tarihlerinde de aynı yönde kararlar verildiği ancak 05.05.2009 ile 26.03.2010 ile 10.03.2011 tarihli kararlarda bekçiliğe ...’nın uygun görüldüğünün yazılı bulunduğu ve 01.10.2012 tarihli aynı yöndeki kararda yine herhangi bir isim belirtilmediği, ... Orman Bölge Müdürlüğü-... Orman İşletme Müdürlüğünün cevabi yazısı ile davacı ile ilgili herhangi bir kayıt bulunamadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda Köy karar defterinde bulunan 04.05.2006 tarihli karar ile önceki tarihli kararlarda davalı ... Bölge Müdürlüğü'nün fidan bekçisine ödenecek ücretlerin fidan bekçisine ödenmek üzere bankadan parayı çekmek için köy muhtarına yetki verildiği belirtildiği, ihtilaflı dönem muhtarlarının ilgili bankadan hesap hareketlerinin istenmediği, davalı ... İşletme Müdürlüğün' de belirtilen köyde fidan dikim çalışması yapılıp yapılmadığının, köy tüzel kişiliğinden fidanları korumak için bekçi talep edilip edilmediği sorulmadığı, buna göre çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davalı ... İşletme Müdürlüğünün belirtilen köyde fidan dikim çalışması ve köy tüzel kişiliğinden fidan bekçisi görevlendirilme talebine ilişkin bilgi ve belgeleri istemek, köy karar defterinde alınan kararla fidan bekçisine ödenecek ücretlerin muhtarlar tarafından hangi bankadan çekildiği tespit edilerek banka hesap hareketlerini istemek, Köy Gelir-Gider Defterlerini isteyerek davacıya ödenen ücret ödeme belgelerini tespit etmek, yakın köylerden tespit edilecek kişiler ile ihtilaflı dönemde Orman Bölge Müdürlüğü'nde görevli ilgili kişilerin açık kimlik bilgilerini ve tebligata yarar açık adreslerini tespit ederek bu kişileri kamu tanığı sıfatı ile dinlemek, davacının yaptığı işin süresini hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak bir biçimde belirleyerek karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy