MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacıcılar murisinin, davalılardan işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın usulden reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dava, davacılar murisinin, davalı iş yerinde, 01/08/2005 - 30/06/2006 tarihleri arasında 4/1-A kapsamında sigortalı olarak çalışmasının tespiti talebine ilişkindir.
Mahkemenin 17/12/2013 tarihli kararında, davanın kısmen kabulü ile davacılar murisinin 01/08/2005 - 20/04/2006 tarihleri arasında davalı iş yerinde asgari ücretle çalıştığının tespitine hükmedildiği; Dairemizin 27/02/2017 tarihli ilamında, ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıkların bilgilerine başvurulması, tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi, beyanı alınan tanıklara ait hizmet cetvellerinin Kurumdan celp edilmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde dava konusu dönemde çalışan kişilerin, değilse işyeri sahiplerinin tespit edilmesiyle dava konusu çalışmanın niteliği hususunda yöntemince araştırma yapılması, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayandırılması amacıyla bozmaya karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bozma ilamı sonrasında, Mahkemece davacılar vekiline gönderilen tebligatta, tebligat ve sair masraflar için 165,00TL gider avansı eksikliğinin giderilmesi amacıyla 2 hafta kesin süre verilmiş, aksi halde davanın usulden reddedileceği ihtar edilmiş, daha sonra 13/07/2017 tarihli karar ile gider avansının yatırılmaması sebebiyle 6100 s. HMK'nın 114/1-g, 115/2 ve 120/2 maddelerine göre, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Ara karar oluşturulmadan, tebligat ile gider avansına yönelik davacı vekiline çıkarılan tebligata ihtar konulması ve buna göre karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 20/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy