(818 S. K. m. 47)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, 25.000.000,- TL. manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, iş kazası sonucu beden tamlığı bozulan işçinin duymuş olduğu acı ve üzüntünün giderilmesi (manevi tazminat) istemine ilişkindir. Bu yönüyle, davanın yasal dayanağı belirgin olarak Borçlar Kanununun 47. ve 26.06.1966 gün, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıdır. Anılan maddeye ve İçtihadı Birleştirme Kararına göre, manevi tazminata hükmedilebilmesi için; 1- Eylem, 2- Zarar, 3- Zarar ile eylem arasında illiyet bağı, 4- Eylemin hukuka aykırı olması, 5- İşçinin cismani zarara uğraması koşuldur.
Somut olayda, zararlandırıcı sigorta olayına uğrayan işçinin, beden tamlığının bozulup bozulmadığı, bozulmuş ise, uygun illiyetin var olup olmadığı, giderek yukarda sözü geçen Borçlar Kanununun ilgili maddesinin ve İçtihadı Birleştirme Kararının öngördüğü koşulların oluşup oluşmadığı, yöntemince saptanmış değildir. Hal böyle olunca ve özellikle yukarıda anılan koşulların, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeden manevi tazminata hükmedilmeyeceği ortadadır.
Yapılacak iş, zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan işçinin, beden tamlığının ne şekilde bozulduğu zararla-sonuç arasında uygun illiyetin başka bir anlatımla, zararın, işverenin veya çalıştırdığı kişinin eylemi sonucu oluşup oluşmadığı gibi nedenler tespit edilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14.12.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy