(506 S. K. m. 60)
Dava: Davacı, 10.6.1995 günlü 17527 sayılı sigortadan emeklilik (tahsis) talebinin reddine dair kararın iptali ile 30.4.1995 tarihi itibariyle emeklilik tahsis işlemi yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. C. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, 1.7.1995 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının iptali ile, 1.5.1995 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin saptanması istemine ilişkindir. Davacının 24.4.1995 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu Kurumca, talep tarihi itibariyle 25 yıldan beri sigortalılık süresini doldurmadığından talebinin reddedildiği, sigortalının 16.6.1995 tarihinde yeniden tahsis talebinde bulunması üzerine, 1.7.1995 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık sigortalının tahsis talebinde bulunduğu tarihte, yaşlılık aylığı bağlanması için gereken koşullardan birine sahip olmaması durumunda, yeniden tahsis dilekçesine gerek olmaksızın koşulun oluştuğu tarihi takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerekip, gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 60. ve ardından gelen maddelere göre, sigortalının yaşlılık aylığına hak kazanması ve yaşlılık aylığı bağlanması için prim ödeme gün sayısı, yaş, sigortalılık süresi, talep ve işten ayrılma koşullarının birlikte gerçekleşmesi koşuldur.
Somut olayda, sigortalının başvuru tarihi olan 24.4.1995 tarihinde 60/A-C maddesinin öngördüğü 25 yıldan beri sigortalı olma koşulu hariç diğer koşullara sahip olduğu 25 yıldan beri sigortalı olma koşulu da iki gün sonra 26.4.1995 tarihinde gerçekleştiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, sigortalının 26.4.1995 tarihinde yukarıda sözü geçen maddenin aradığı tüm koşullara sahip olduğu açık-seçiktir. Hal böyle olunca, sigortalıya yeniden tahsis dilekçesi vermeksizin, giderek önceki dilekçesi gözönünde tutularak koşulların oluştuğu tarihi takip eden 1.5.1995 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği sözgötürmez. Tersinin kabulü, davalı Kurumun Anayasa'dan kaynaklanan sosyal güvenlik ödevinin zorunlu sonucu olan, koşulların oluşması tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlaması yerine bağlamamasından kaynaklanan kusurundan yararlanmak olurki, bu durumun hak ve nesafet kuralları ile bağdaşmadığı ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
Sonuç:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.1.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy