(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 22.5.1980 - 31.7.1986 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitiyle, bu sürelerin sigortalı hizmetlerden sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresi de olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacının; çalıştığı sürelerin tespitine ilişkin, işveren aleyhine açmış olduğu dava sonucu verilen kararın kesinleştiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Öte yandan, işveren aleyhine açılan ve kesinleşen tespite ilişkin karar, Sosyal Sigortalar Kurumu aleyhine açılan bu tür davalarda hak düşürücü süreyi keseceği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri gereğidir. Bundan başka, davacı çalışmaları sigorta müfettiş raporu ile de saptandığı ortadadır. Hal böyle olunca, giderek çalışmaların sigorta müfettiş raporu ile saptanması durumunda 506 sayılı Yasanın 79/8. maddede, öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği açık-seçiktir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.12.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy