(506 S. K. m. 2, 85/b, 130/2)
Dava : Davacı, ... sigorta sicil numarası ile Ö. İnşaat işyerinde asgari ücret üzerinden 1 gün çalıştığının tespitiyle, diğer hizmetleriyle birleştirilmesine ve kurum kararının iptali ile bu konuda yarattığı çekişmenin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Filiz Ekizoğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar : Dava, 20.11.1991 tarihinden itibaren işyerinde 10 gün çalıştığının ve 1.4.1992 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespiti ve kurum sataşmasının giderilmesi istemine ilişkindir. İşyerinde plan proje ve müteahhitlik hizmetlerini kapsayan büro bulunduğu, işyerinde çalışan kişinin kadın ve mesleğinin öğretmenlik olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık işyerinde işe giriş bildirgesine dayanan çalışmanın gerçek olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 85/b maddesine göre bir kimsenin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edebilmesi için diğer koşulların yanında müracaat tarihinden önce 506 sayılı kanuna göre tescil edilmiş olmak koşuldur. Somut olayda, davacı 20.11.1991 tarihinde tescil edilmiş ise de: 2.7.1996 gün 26 sayılı müfettiş raporu ile; işyerinde çalışmadığı giderek 20.11.1991 günlü sigortalı işe giriş bildirgesinin dayanağı bulunan bilgi ve belgelerin ve ücret ödemelerinin işyeri kayıtlarında gözükmediği, davacının işyerinde çalışmadığı saptanmıştır. Öte yandan, sigorta müfettiş raporları 506 sayılı yasanın 130/2. maddesi gereğince aksi sabit oluncaya kadar muteberdir. Bundan başka yargılamada dinlenen tanık beyanlarının müfettiş raporunun aksini kanıtlar nitelikte bulundukları da söylenemez.
Yapılacak iş, işyerinin niteliği ve davacının mesleği göz önünde tutularak, davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı bordro tanıkları veya aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin kayıtlara geçmiş çalışanları saptanarak bunların bilgilerine başvurmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.2.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy