(2004 S. K. m. 96)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T. Ç. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı üçüncü kişi ile borçlu karı-koca olup, aynı evde ikamet etmektedirler. Haciz 14.5.1996 günü müşterek evde uygulanmış ve hazır bulunan borçlu eş adına istihkak iddiasında bulunmamıştır. Üçüncü kişi davacı ile borçlunun birlikte oturdukları sabittir. İİK 96/3. maddesi hükmüne göre "istihkak iddiası yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihte, istihkak davacısı ile birlikte oturan kimseler aynı anda malın haczedildiğini öğrenmiş sayılmaları" gerekir. Aynı maddede "haczin yapıldığını öğrenen 3. kişinin 7 gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybedeceği" öngörülmüştür.
Yukarıda açıklandığı üzere; davacı üçüncü kişi İİK 96 maddesinde yazılı 7 günlük hak düşürcü süreyi geçirmiştir. "Süre yönünden davanın reddi gerekirken" aksine düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi ve hakimin görevinden ötürü re'sen dikkate alması gerekli bu hususu gözden kaçırması usul ve yasaya akırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
O halde davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile karar bozulmalıdır.
Sonuç: Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 4.3.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy