(1086 S. K. m. 237, 438)
Dava: Davacı, işkazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ve Tetkik Hakimi S. Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davacının istemi reddedilmiş ise de, bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten, bir dava konusu hakkında kesin hükümden bahsedilmek için davanın taraflarının, dava konusunun ve dayanılan dava nedeninin aynı olma ve işin esasına girilerek, bir karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi gerekir. Dava konusu olayda, ilk dava sadece yargılama giderlerinin yatırılmaması nedeniyle istem reddolunmuştur. Eksik usuli işlemlere dayalı bir red kararı davanın özüne ve gerçek niteliğine göre kesin hüküm sonuçları doğurmayacağından, aksine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 11.3.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy