(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 2.9.1985 - 31.5.1994 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığının tespitine ve kıdem ihbar, izin ve fazla mesai alacağı olan toplam 61.000.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, davacının davalıya ait işyerinde 2.9.1985 - 31.5.1994 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığının tespiti ile kıdem, ihbar, izin ve fazla mesai alacağı olan toplam 61.000.000 TL'nin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının davalıya ait işyerinde 1.12.1987 - 31.5.1989 ve 1.11.1990 - 31.5.1994 tarihleri arasında asgari ücret üzerinden aralıksız olarak çalıştığının tespitine karar verilmişse de bu sonuca eksik ve yetersiz incelemeyle gidilmiştir.
Yargıtay'ın istikrarlı uygulamasına göre, kişilerin sosyal güvenliğine ve kamu düzenine ilişkin bu tür tespit davalarında hakim re'sen olabildiğince gerçeği saptamakla yükümlüdür.
Mahkeme bordrolarda adı geçen ve davacının kardeşi olduğunu söylediği E. A.yı dinlemek suretiyle sonuca gitmiştir.
Oysa dosya içerisinde bulunan ücret bordrolarında adı geçen tanıklar dinlenmemiş, işyeri dosyası celbedilmemiş, muhtasar vergi beyannameleri de istenmemiş, bir kısım çalışmaların neden bildirim dışı kaldığı üzerinde durulmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, bordrolarda ismi geçen tüm tanıkları dinlemek, işveren kayıtlarını celbetmek, muhtasar vergi beyannamelerini istemek davanın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle hakimin görevi gereği tahkikatı derinleştirmek ve genişletmek, çalışma olgusunu hiçbir duraksamaya mahal bırakmayacak şekilde ortaya koymak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemenin bu maddi ve hukuki olguları göz önünde tutmaksızın eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 20.01.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy