(818 S. K. m. 53) (1086 S. K. m. 438) (506 S. K. m. 130)
Dava: Davacı, Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü işyerinde 1965/1 dönemden 30 günlük hizmetinin tespiti ile emekli maaşını iptal eden Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ve Tetkik Hakimi Filiz tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava Karayolları 92. Şube Şefliği işyerinde 965/3 dönem 30 günlük hizmet akdine dayalı olarak geçen primleri ödenen ve Kuruma bildirilen sigortalı hizmetin eylemli olarak geçtiğinin tespiti ile aksi yönde oluşturulan Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Davacının Karayolları 9. Bölge Müdürlüğüne bağlı 92 Şube Şefliği işyerinde 1965 tarihinde sigortalı olarak çalıştığı nazara alınarak anılan tarih, sigortalılık başlangıcı kabul edilerek yaşlılık aylığı bağlandığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacının sigortalılık başlangıcı kabul edilen 1965 yılında eylemli olarak çalışıp çalışmadığının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Davacının işyerindeki çalışmalarının gerçek olup olmadığının tespiti amacıyla yapılan inceleme sonunda düzenlenen 28.12.1995 gün 32 sayılı müfettiş raporuna göre davacının işyerindeki çalışmalarının gerçek olmadığı, işyeri kayıtlarında sahtecilik yapılarak davacının çalışmadığı halde çalışmış gibi gösterildiği, evrakta sahtecilik yapanlar belirlenerek C.Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu açıkça anlaşılmaktadır. Öte yandan 506 Sayılı Yasanın 130/2. maddesine göre sigorta müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir. Somut olayda; beyanları hükme dayanak alınan tanıklar Mehmet, Şerafettin de sahtecilik suçuna katıldıkları müfettiş raporu içeriğinden anlaşıldığından söz konusu tanık beyanlarının gerçeği yansıttığı giderek, inandırıcı nitelikte olmayan tanık beyanları ile müfettiş raporunun aksinin, kanıtladığı söylenemez.
Yapılacak iş; evrakta sahtecilik suçu ile ilgili C.Savcılığına yapılan başvuru sonucu araştırılmak dava açılmış ise sonucu beklenmek, dava sonuçlanmış ise Borçlar Kanununun 53. maddesi göz önünde tutularak tüm deliller birlikte değerlendirilmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.05.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy