(743 S. K. m. 2) (506 S. K. m. 130) (2926 S. K. m. 2, 5) (2925 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, S.S.K Uşak Sigorta Müdürlüğü tarafından gönderilen 9.12.1996 tarihli ve 3008 sayılı kararının iptali ile tarım sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Asuman Celkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, süreksiz olarak Tarım işlerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen çalışmaların tespiti ile Kurum sataşmasının giderilmesi istemine ilişkindir. Davanın 1.1.1985 tarihinden itibaren 2925 sayılı Yasa kapsamına alındığı ve 1996 tarihine kadar primlerini ödediği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, çalışmanın eylemli olup olmadığına ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 2925 sayılı Yasanın 2. maddesidir. Anılan maddeye göre, süreksiz olarak tarım işlerinde hizmet akdi ile çalışanlar istekte bulunmaları kaydıyla bu Kanuna göre sigortalı sayılır. Somut olayda, davacı 2. maddenin öngördüğü koşullara sahip olması nedeniyle, 5. madde gereğince kuruma başvurmuş ve Kurumca isteği kabul edilmiş ve 1.1.1985 tarihinde itibaren sigortalı kabul edilerek primlerini iptal tarihi olan 1996 tarihine kadar ödemiştir. Öte yandan, 506 sayılı Yasanın 130/2. maddesi gereğince sigorta müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir. Ne var ki, hükme dayanak alınan 7.8.1996 gün 152 sayılı müfettiş raporunun aksi, yargılamada dinlenen tanık sözleriyle kanıtlanmıştır. Bundan başka, beyanları karara gerekçe yapılan Tuncer Peker ve Kazım Sayın kuruma verdikleri bilgilerde, davacının 2926 sayılı Yasa gereğince, tarım işinde kendi adına ve hesabına çalışmasına yönelik olup 2925 sayılı Yasa uyarınca çalışması ile ilgili bir beyanlar yoktur. Kaldı ki aynı kişilerde duruşmada, davacının tarım işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığını açıkça bildirmişlerdir. Bütün bunlardan başka davalı kurum 11 yıl sigortalıdan primleri tahsil edip kullandıktan sonra yaşlılık aylığı talep ettiği zaman tüm süreleri iptal etmesi de Medeni Kanun'un 2. maddesinde ifadesini bulunan afakî iyi niyet kuralları ile de bağdaşmadığı ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.09.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy