(506 S. K. m. 2, 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1977 Mayıs ayından itibaren çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi ve Kurum vekilinin 6.1.1997 havale tarihli dilekçe ile de temyizden vazgeçmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen Kurum'a kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir. Davacının davalıya ait işyerinde (Orman Deposunda) orman ürünleri tasnif ve istif işinde "Zaman ve bağımlılık" unsurlarını birlikte gerçekleştirecek biçimde çalıştığı, giderek davacının iş gücünü belirli veya belirli olmayan bir zaman için çalıştıranın buyruğunda bulundurmak suretiyle çalıştığı ücret ödemesinin ise vahidi-fiyat üzerinden yapıldığı dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Öte yandan, 506 sayılı Yasanın 2. maddesine göre bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan sigortalı sayılır. Başka bir anlatımla, bir kimsenin sigortalı sayılması için hizmet akdine göre çalışması yeterli olup, ücretin ödenme biçimi sonuca etkili değildir. Bundan başka tasnif ve istif işinde çalışan ve vahidi-fiyat şeklinde ücret ödemesi yapılan kimselerin hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Yapılacak iş, tasnif ve istif işinde çalışan davacının hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı kabul edilerek, çalıştığı süreleri işveren kayıtlarından saptanmak, suretiyle davanın yasal dayanağını, oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/8. maddesinde öngörülen koşullar da gözönünde tutularak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 4.2.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy