(1475 S. K. m. 48)
Dava: Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda, bozmaya uyarak ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 3.599.940.369 TL. maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11/11/1997 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar vekili Avukat E. Özgüner ile karşı taraf vekili Avukat O. Polat geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi F. Ekizoğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosya içerisinde bulunan Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşen 1995/27 Esas sayılı kararında görüleceği üzere; davacılar miras bırakanı B. Uçar'ın garson olarak çalıştığı içkili restoranda meydana gelen bir kavgayı ayırmak istediği sırada, dava dışı üçüncü kişi durumunda bulunan Y. Köse tarafından kasten ve bıçakla öldürüldüğü saptanmıştır. Hukuk Hakimi, Ceza Mahkemesince belirlenen kusur raporu veya bu yönde oluşan kusur oranları ile bağlı değilse de, saptanan maddi olgularla bağlıdır. Bu davada ortaya çıkan olguya göre; davacılar miras bırakanının kast veya ağır kusur olarak niteleyeceğimiz biçimde, üçüncü kişi tarafından öldürüldüğüne göre, kusurun büyük bölümünün dava dışı Yıldırım'a ait olduğunu kabul etmek gerekirken, bu oranın, tüm kusura göre % 50 nispetinde kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Öte yandan; Mahkemenin, davacılar miras bırakanının günlük kazancını saptarken yüzdeler yönünde öngördüğü usul de Yasaya uygun bulunmamaktadır. 1475 sayılı İş Kanununun 48. maddesi yüzdelerin belgelenmesi yönünde emredici nitelikte bir düzenleme getirmiştir. Öncelikle yasal belgelerin araştırılıp bulunması zorunludur. Herhangi bir yasal nedenle bu tür belgelerin işverence ortaya konulamaması durumunda, bu kere, işyerinin büyüklüğü, iş hacmi, açık olduğu süreler, çalıştırdığı kişilerin sayısı vs. gibi unsurlar dikkate alınarak bu yönde uzman kişice saptanması gerekirken, doğrudan genel nitelikte, sendikadan gelen bilginin kazanç olarak yansıtılması ve bu yönde ferdileştirme yapılamaması dahi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 20.000.000 lira duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 11.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy