(1086 S. K. m. 429/2) (818 S. K. m. 46, 47)
Dava: Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 01.0349.895.450 lira maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar vekilince istenilmesi ve duruşma da talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.12.1997 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat T. Tural ile karşı taraf davalılarından M. Şen vekili Avukat H. İ. Akın geldiler. Diğer davalılar adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi F. Ekizoğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Bozma, davacı yararına yapılmış ve bozmaya uyulmuştur. Bozmaya uyulmakla davacı yararına usulü kazanılmış hakkın oluştuğu söz götürmez. Uyulan bozma kararı uyarınca inceleme ve araştırma yapılarak hak sahiplerinin zararlarının yeniden hesaplanması, hesaplanan tazminatlar; ilk bozmadan önceki karara esas alınan hesap raporundaki miktardan daha az tespit edilmesi durumunda, usulü kazanılmış hak göz önünde tutularak bozmadan önceki hesap raporundaki belirlenen miktarlara hükmetmek gerektiği açıktır. Eğer yeniden yapılan hesap sonucu hak sahiplerinin tazminatı bozmadan önceki miktardan en son katsayı indirilmek suretiyle fazla saptanması halinde; saptanan miktarı ek davalarda göz önünde tutulmak suretiyle hükmetmek gerektiği ortadadır.
Kabule göre de; mükerrer ödemeyi önlemek bakımından davalılar tarafından yapılan ödemelerin infaz sırasında göz önünde tutulmasının doğal bulunacağından ödemelerin tazminatlardan indirilmesi de isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, temyiz eden davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacılar yararına takdir edilen 20.000.000 Lira duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 16.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy