(506 S. K. m.11,12)
Dava: Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 2.475.295.122 liranın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.2.1998 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat S. Bilgin ile karşı taraf vekili Avukat A. Pesok geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi F. Ekizoğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, iş kazası sonucu husule gelen maluliyet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bu tür maddi tazminat davalarında zarar hesabında hangi ücretin esas alınacağı önem kazanmaktadır. Dava konusu olayda meslek hastalığına yakalanan işçinin 28.9.1995 tarihinde emekli olduğu ve bu tarihten itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır. Bir iş kazası veya meslek hastalığı sonucu uğranılan beden gücü kaybı nedeniyle zararların tazmininde, ana ilke olarak gerçeğe en yakın ücretin alınması gerekir. Bu nedenledir ki bilinen ve fiilen çalışılan dönem hesabında, bilinen ücretlerin alınması esastır. Kazalının bilinen dönem dışında kalan çalışma dönem kazanç hesabı tamamen varsayıma dayalı hesaplanmaktadır. Davacı, 1995 tarihinde emekli olmakla işyerindeki fiili çalışına dönemi sona ermiştir. Artık emekli tarihinden sonra işyerinde uygulanan ücretlerin esas alınması bu tür tazminat hesaplarının amacına uygun düşmez. Bu nedenle, emekli tarihinden sonraki dönemde asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerekmektedir. Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
O halde davalının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 20.000.000 lira duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.05.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy