(1086 S. K. m. 299) (743 S. K. m. 687) (6762 S. K. m. 867) (2004 S. K. m. 23, 96, 97)
Dava: Mahalli mahkemesince verilen kararın duruşmalı polarak temyizen tetkiki davalı (alacaklı) vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı alacaklının aşağıda yazılı bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Uyuşmazlık İİK. 96 ve ardından gelen maddelerine dayanan 3. şahsın istihikak iddiasına ilişkindir.
Tekne haczi, aksi sabit olmayan haciz tutanağı (İİK. md.8) içeriğine göre borçlu tarafından getirildiği marinada 18.10.1997 tarihinde yapılmıştır. Teknenin gemi siciline kayıtlı olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. TTK. 867. maddesi hükmünce Türk gemi siciline tescil edilmemiş gemiler menkul mal sayıldıkları (İİK. Md. 23/son) için mülkiyet ve sair aynı haklar konusunda Medeni Kanunun menkul mülkiyet hükümleri uygulanır. MK.nun 687. maddesi uyarınca menkullerde mülkiyet intikali için teslim şarttır. İİK.nun 97/a maddesine göre mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Aksini davacının iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerekir. Davacı mahcuz tekne motorunun alımı - satımına ilişkin 22.9.1997 tarihli olup, noterce onaylı motor satış sözleşmesi ile birlikte fatura ve irsaliye belgeleri ibraz etmiş ise de; mahcuz teknenin satışına ilişkin hiçbir mülkiyet belgesi gösterilmemiştir. Adi şekilde düzenlenen ve her zaman temini mümkün olan tekne bağlama sözleşmesi ve çekek ücreti belgesi mülkiyeti kesin olarak kanıtlayan belgelerden olmadığı gibi HUMK.nun 299. maddesi hükmünce alacaklıyı bağlamaz. Kaldı ki haciz tutanağında 7 metre olarak gösterilmiş bulunmasına karşın adı geçen sözleşmedeki tekne boyu 7.50 metre yazılı olduğundan bu sözleşmenin mahcuz tekneye ilişkin olduğu da kesinlikle saptanmış değildir. Öte yandan teknenin borçlu elinde olup onun tarafından marinaya getirilip bağlandığı haciz sırasında marina müdürü tarafından belirtilmiş bulunduğuna göre zilyetlik davacıya geçmemiştir.
Bu durumda MK.nun 687. maddesi gereği mülkiyetin davacıya geçtiğinden söz edilemez. İstihkak davacısı malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükellef ise de davacı bu yönde kanıt göstermediğinden, tekne yönünden davanın reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), davalı (alacaklı) yararına takdir edilen 20.000.000 lira duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene yükletilmesine, 24.3.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy