(2004 S. K. m. 44, 96, 97, 277)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık takip hukukuna göre 3. kişi tarafından açılan istihkak (İİK. 96 vd.) ve alacaklının karşılık tasarrufun iptali davasına (İİK. 97/17 277 vd.) ilişkindir.
Menkul haczi 17.12.1996 tarihinde borçluya ait kuaför işyerinde yapılmıştır. Davacı 3. kişinin bu işyerine 6.12.1996 tarihli (devir senedi) başlıklı sözleşme ile borçludan devaldığı çekişmesizdir. Ne var ki alacaklı ile borçlu arasındaki ilişkiyi ve borcu bilen davacının borcun doğumundan sonra borçlu ile gerçekleştirdiği devir sözleşmesi alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik bulunması nedeniyle istihkak iddiasının muvazaaya dayandığı dosyadaki bilgi ve belgelerden ve özellikle tanık anlatımlarından açıkça anlaşılmaktadır.
Öte yandan İİK. 44. maddesi hükmüne göre ticareti terk eden kişi bu maddede açıklanan işlemleri yerine getirmediği takdirde alacaklısına karşı sorumlu olduğu gibi işyerini devralan ve iyiniyetli bulunmayan 3. kişininde alacaklının haklarını etkilediği oranında sorumluluğunun bulunduğu gözardı edilerek istihkak davasının reddi karşı davanın kabulü yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davalı-karşı davacı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcınını istek halinde temyiz edene iadesine, 26.5.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy