(5521 S. K. m. 1)
Dava: Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, davanın usul yönünden reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi F. Ekizoğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, iş kazası sonucu ölüm sebebiyle hak sahiplerinin uğramış olduğu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Olay tarihinde davacıların miras bırakanı F. Özdemir Belediye İnşaatında çalışırken iş kazası sonucu öldüğü, olayda, Belediye İnşaatında görevli davalıların kusurlu bulunduğu, anılan kişilerin Belediyenin istihdam ettiği kişiler olduğu, işveren konumunda olan Belediyenin davada taraf olmadığı giderek davacı miras bırakan ile davalılar arasında hizmet akdine dayanan bir ilişkinin mevcut olmadığı, uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, görevli mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Davanın kanuni dayanağı, 5521 S. Kanunun 1. maddesidir. Anılan maddede, işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü yer almıştır. Maddede belirtildiği üzere, İş mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur.
a- Uyuşmazlığın taraflar, işçi ve işveren (yada işveren vekili) olmalıdır.
b- Uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanmalıdır.
Somut olayda, davacıların miras bırakanı ile davalılar arasında hizmet ilişkisi bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla davalılar davacıların miras bırakanı Fahri Özdemir'in işvereni değildir. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın iş akdinden veya İş Kanunundan doğmadığı, davada yukarda sözü geçen Kanunun 1. maddesinin öngördüğü koşullarında oluşmadığı açık-seçiktir. Öte yandan, zararlandırıcı olayın iş kazası sayılması görevli mahkemenin belirlenmesi için yeterli olmayıp 5521 S. Kanunun 1. maddesinin öngördüğü koşullarında ayrıca olayda gerçekleşmesi gerektiği de söz götürmez.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle dava dilekçesinin görev sebebiyle reddine karar vermek gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 09.06.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy