(818 S. K. m. 47)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, iş kazası sonucu beden tamlığı bozulan işçinin duyduğu acı ve üzüntünün giderilmesi (manevi tazminat) istemine ilişkindir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak BK'nin 47. ve 26.6.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'dır. Anılan maddeye ve İçtihadı Birleştirme Kararı'na göre, manevi tazminata hükmedilebilmesi için, 1) Eylem, 2) Zarar ile eylem arasında illiyet bağı, 4) Eylemin hukuka aykırı olması, 5) İşçinin cismani zarara uğraması koşuludur.
Somut olayda, davacının halı tıraşlama bölümünde çalışırken, sol elinin yüzük parmağının demir platformu ile ayağı arasında sıkışarak yaralandığı ve vücut bütünlüğünün zarara uğradığı, sağlam insana göre maluliyet oranı olmasa bile üzüntü ve elem duyduğu, ruh bütünlüğünün ihlali, sinir bozukluğunun da cismani zarar kavramına dahil bulunduğu söz götürmez. Hal böyle olunca ve özellikle yukarıda anılan koşulların oluştuğu anlaşıldığına göre, uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin tümden reddedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.11.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy