(1479 S. K. m. 79) (5434 S. K. geçici m. 139)
Davacı, Kurum tarafından haksız olarak tahakkuk ettirilen prim borcu ve gecikme cezasının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının 1479 sayılı Yasanın 79. maddesi anlamında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, eşin Emekli Sandığına tabi olması durumunda, davacının sağlık giderleri ile ilgili primlerden sorumlu tutulup tutulmayacağı noktasında toplanmaktadır. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak 5434 sayılı Yasanın geçici 139. maddesinin sondan bir önceki fıkrasıdır, anılan fıkraya göre; özel kanunları gereğince sağlık yardımından faydalananlar (isteğe bağlı olarak sağlık sigortasından yararlananlar hariç) bu madde hükmünden yararlanamazlar. Hal böyle olunca özellikle davacının isteğe bağlı olarak sigortalı olduğu gözönünde tutulduğunda Emekli Sandığına tabi eşinin sağlık sigortasından yararlanacağı ve giderek sağlık sigortası primi ödemeyeceği açık ve seçiktir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.2.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy