(3226 S. K. m. 9) (2004 S. K. m. 96/1)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı ( alacaklı ) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı 3. kişi, borçlu şirkete demirbaşlarıyla kiraladığı otelde haczedilen telefonlar ve klimalar üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Merci hakimliğince telefonlarla ilgili istemin reddine, klimalarla ilgili istemin kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalı alacaklının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık davacı 3. kişinin istihkak davasına ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı İ.İ.K.'nun 96. ve onu izleyen maddeleridir.
Haciz 8.12.1997 tarihinde davacının borçlu şirkete kiraladığı Clup Barbarossa Otelinde yapılmıştır. Mahcuz 3 adet klimanın dava dışı Halk Finansal Kiralama A.Ş. tarafından istek Güneş Isı Sanayi Ticaret A.Ş.'den satın alınarak davacı şirkete 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa uygun şekilde noterde düzenlenen 26.6.1996 tarihli finansal kira sözleşmesi ile kiralandığı dosyadaki bilgi ve belgelerden, özellikle kira sözleşmesi ve eklerinden anlaşılmaktadır. 3226 sayılı Yasanın 9. maddesi hükmüne göre finansal kiralamaya konu malın mülkiyeti kiralayan şirkete ait bulunduğundan istihkak iddiasında bulunmak ve istihkak davası açmak hakkı kiralayanındır. Haciz halinde durumu kiralayana bildirmekle yükümlü bulunan kiracının finansal kira konusu mal üzerinde İ.İ.K.'nun 96/1. maddesinde öngörüldüğü şekilde mülkiyet hakkı bulunmadığından istihkak davası açma hakkı yoktur. Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu yoldadır. Örneğin Y.H.G.K.'nun 27.12.1995 gün ve E:1995/12787, K:1995/1157 sayılı inancı da bu doğrultudadır.
Bu nedenlerle klimalar yönünden açılan davanın davacı sıfatı ( aktif husumet ) yokluğundan reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Karar yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ( alacaklı )'ya iadesine 22.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy