(5521 S. K. m. 1)
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen 200.000.000 TL. maddi, 30.000.000 TL. manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine ait hükmün süresi içerisinde temyizen tetkiki davalılar vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 9.2.1999 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı (asil) A. Gülşeni geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan asilin sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi Filiz Ekizoğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, iş kazası sonucu ölüm sebebiyle davacının uğramış olduğu maddi, manevi tazminat istemine ilişkindir. Olay, davalılardan N. Gülşeni'ye ilişkin inşaatın bütün doğrama işini üstlenen davacının, pencere doğramasını takarken düşmesi sonucu yaralanmasıdır. Gerek bu dava dosyası ve gerekse ceza davası incelendiğinde, davacı ile inşaat sahibi arasında bir hizmet akdi bulunmayıp, istisna akdi olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın kanuni dayanağı oluşturan 5521 s. Kanunun 1. maddesi gereğince, işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak ve iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıklarının çözüm yeri İş Mahkemeleridir. Bu hüküm gereği, İş mahkemesinin görevli olması için iki unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekir.
a- Uyuşmazlığın tarafları işveren veya vekili olmalı,
b- Uyuşmazlık iş sözleşmesi ve İş Kanunundan kaynaklanmalıdır. Somut olayda, davacı ile davalılar arasında işçi işveren ilişkisi olmadığı gibi iş akdi veya hizmet ilişkisi de yoktur. Öte yandan olayın iş kazası sayılması da görevli mahkemenin belirlenmesi için yeterli olmayıp 5521 s. Kanunun 1. maddesi koşulları da gerçekleşmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutularak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılara iadesine, 16.02.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy