(506 S. K. m. 23/8, 99/1)
Dava: Davacı, 8.1.1997 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakmi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava; 506 sayılı Yasanın 23/8. bendine dayanmaktadır. Belirtilen madde bendine göre, iş kazası sonucu meslekte kazanma gücünün % 50 ve daha fazlasını kaybeden ve gelir almaya hak kazanan sigortalıların hak sahiplerine gelir bağlanacağı öngörülmüştür. Öte yandan sözü edilen Yasanın 99/1. maddesinde; iş kazası ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıkların hakkı doğuran olay tarihinden itibaren 5 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, ancak hak kazanılan gelir ve aylıkların yazılı isteği takip eden aybaşından itibaren başlayacağı kısaca hak düşümünün söz konusu olmadığı öngörülmüştür. Öte yandan sözü edilen 23/8 madde bendinde açıklanan gelir alma kavramı gelire hak kazanacak olguların ortaya konulması anlamında düşünülmelidir.
Dava konusu olayda, davacı murisinin 1996 yılında alınan Kırıkkale Devlet Hastanesi raporuna göre % 50 oranında beden gücünden yoksun kalmıştır. Ne var ki, Kurum bu raporu değerlendirmemiş ve bunun sonucu davacıya gelir bağlanmamıştır. Davacının bu durumda, Devlet Hastanesi raporu ile ortaya koyduğu olgunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekirdi. Dosya içerisinde bulunan rapor ve bunun dayanakları film ve diğer belgeler elde edilerek gerçekte davacı murisinin % 50 iş göremezlik durumunun olup olmadığı Sosyal Sigortalar Kurumu Yüksek Sağlık Kurulundan sorulmalı ve gerektiğinde Adli Tıp Merciinden görüş alınmak suretiyle sonuca gitmek gerekirken eksik inceleme ve 506 sayılı Yasanın 99. maddesi yanlış anlam vermek suretiyle istemin reddi Usul ve Yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.5.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy