(506 S. K. m. 14, 15, 17, 27)
Dava: Davacı, S.S. Kurumunca karşılanmayan tedavi giderinin ödetilmes davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 2.891.429.019 TL. tedai giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebepler göre davacının temyiz itirazlarının reddine
2 - Davalının temyizine gelince;
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işkazası nedeniyle Özel Hastahanede yapılan sağlık harcamalarının işverenden tahsili ile sigortalıya verilmesine ilişkindir. Mahkeme, işkazasının zamanında kuruma bildirilmemesi nedenine dayalı işveren yükümlülüğünü ve istemi kabul etmişse de, bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası; işkazası nedeniyle işverenin sigortalısına karşı, işe Kurumca el koyuncaya kadar sağlık yardımlarını yapma ve vizite kağıdı düzenleme dışında bir yükümlülüğünü hükme bağlamamıştır. Aksine; sözü edilen Yasanın, 14/3 maddesi; iş kazasının oluşumundan itibaren her türlü sağlık yardımları ile kurumun sorumlu sigorta kolunun getiriliş amaç ve nedeni; sigortalıların belritilen türde bir zararla karşılaşmaları halinde onları doğrudan koruma altına alma ve kendilerin yardım yapacak kuruluşu belirlemektedir. Şu duruma göre, bir işkazası nedeniyle, sigortalının başvuracağı mercii kendisin bu yönden güvenceye alan, Kurum ve onların sağlık kuruluşlarıdır. İşveren, bu tür zararlandırıcı olayların meydana gelmesi durumlarında; artık sigortalısına karşı; muhatap olmaktan çıkar, Kurum doğrudan devreye girer. Esasen işveren de, belirtilen sigorta kolu nedeniyle Yasanın belirlediği oranda prim ödemek ve ayrıca koşulları varsa, kurumun yaptığı harcamaları Kuruma geri vermekle sorumlu tutulmuştur. Bu nedenle, gerek sigortalı gerekçe işveren, iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolndan birbirlerine karşı değil, doğrudan kuruma karşı sorumludrlar. Mahkemenin sözü ettiği Yasanın 15. ve 27. maddeleri temelde belirtilen anlamda, bir düzenleme yapmış ve işverenin, hangi koşullarda, kurmdan sigortalısı için yaptığı ilk harcamalır geri isteyebileceği veya istemeyeceğini hükme bağlamış, bunun ötesinde, sigortalısına karşı bir yükümlülüğü öngörmemiştir. Bunun ötesinde, iş kazasının, zamanında, işverence Kurum bildirilmemesi de, sigortalının yapıtğı sağlık harcamalarını işverenden isteme hakkını vermez. zira; Yasanın 17. maddesi sigortalıya da doğrudan iş kazasını kuruma bildirme yükümünü getirmiştir. Sigortalı, iş kazasının oluşumunda, derhal Kurum Sağlık Kuruluşlarına başvurmak sağlık yardımlarından yararlanma hakkına sahiptir. kaldı ki, dava konusu olaydı; olayın hemen akabinde, işverenin oraya el koyduğu ve sigortalısını, Muğla'da özel hastanede tedavi altına aldırdığı, gerekli sağlık yardımları iel araç ve cihazları temin ettiği ancak, sigortalının daha sonra kendi arzusu ile kurum Sağlık Kuruluşları yerine doğrudan İstanbul'da özel bir hastaneyi tercih ettiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Şu duruma göre: yukarıda açıklanan hukuksal ve maddi olğular karşısında; işvereni, sigortalısına karşı özel hastahane masrafları ile sorumlu kabul etmek usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç:O halde, davalının bu yönleri açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), davalı Avukatı yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma Avukatlık parasının karşı tarafı yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 4.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy