(2925 S. K. m. 6/a)
Dava: Davacı, 01/01/1991-31 /12/1994 tarihleri arasındaki çalışmalarının 2925 sayılı Yasa kapsamında olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, 01/01/1991 ila 31/12/1995 tarihleri arasında 2925 sayılı Yasa kapsamında olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacının, süreksiz olarak tarım işlerinde hizmet akti ile çalışması nedeniyle ve isteği de gözönünde tutularak yasa kapsamına alındığı, uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık süresinde primlerin ödenmemesi durumunda, primleri ödenen sürelerde dahil olmak üzere, tüm sigortalılık sürelerinin iptal edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 2925 sayılı Yasanın 6/a maddesidir. Anılan maddede; primlerini ait olduğu yılı takip eden yılın Şubat ayı sonuna kadar ödemeyenler ile ödedikleri halde aynı süre içinde Kuruma tevsik etmeyenlerin, o yılın bir Ocak gününden itibaren sigortalılıkları sona erer hükmü öngörülmüştür. Somut olayda, davacı 1991 yılına ait sigorta Primini 15/10/1992 tarihinde ödediği sabit olduğundan 01/01/1991 ila 01/12/1991 yılına ilişki" karar doğrudur. Bu nedenle bu yöne ilişkin temyiz isteminin reddi gerekir. Ne var ki, 01/01/1992 ila 31/12/1995 tarihleri arasındaki sigortalılık süresi ile ilgili olarak davacı her yıla ait primlerini süresinde ödediği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, 01/01/1992 ila 31/12/1995 yıllarına ilişkin iptale yönelik Kurum işleminin doğru olmadığı açık-seçiktir.
Yapılacak iş; 2925 sayılı Yasanın 6/a maddesinin öngördüğü süre içinde primleri Ödenmeyen 01/01/1991-1/12/1991 yılına ilişkin istemin reddine, süresinde primleri ödenen 01/01/1992 ila 31/12/1995 yıllarına ilişkin istemin kabulüne karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10/05/1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy