(3201 S. K. m. 3)
Dava: Davacı, 3201 sayılı yasaya göre yaptığı borçlanmanın geçerli olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı sigortalının 3201 sayılı Yasa göre yaptığı borçlanmanın geçerli olup olmadığı ve buna bağlı olarak yaşıl! aylığına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
3201 sayılı Yasanın 3. maddesi gereğince, Türk vatandaşlarının yurtdışında geçen ve belgelendirilen süreleri borçlanabilmesi için, yurda kesin dönüş yapması ve en geç 2 yıl içinde de borçlanma için başvurmaları gerekir.
Dava konusu olayda, davacı sigortalı Suudi Arabistan'da geçen 1980-1992 arası yaklaşık 12 yıllık bir süreyi, yurda kesin dönüş tarihinden itibaren 2 yıl içinde borçlanmamıştır. Bu durumda davacı Suudi Arabistan'daki süreler yönünden, borçlanma hakkını süresinde kullanmamakla kaybetmiştir. Davacının, Suudi Arabistan'dan kesin dönüş yaptıktan 3 yıl sonra Kıbrıs Cumhuriyetinde ( KKTC ) çalışarak yurda dönmesi, kendisine Suudi Arabistan'daki süreleri de borçlanma hakkını kazandırmaz. Zira Yasanın öngördüğü süre hak düşürücü süredir. Bu sürenin değiştirilmesi veya uzatılması mümkün değildir. Mahkemece, Kıbrıs'taki çalışmalar yönünden araştırma yapılarak, yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı konusunda bir sonuca varılması gerekirken, aksine düşüncelerle davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.09.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy