(506 S. K. m. 11)
Dava: Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B. M. Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Zararlandırıcı sigorta olayı sonucu ölen işçinin hak sahipleri tarafından B. Deniz ve EGO aleyhine Ankara 3. İş Mahkemesinde açılan 1995/2626 esas da kayıtlı dava sonucu düzenlenen hesap raporunda peşin sermaye değeri düşülmeksizin zararın 3.936.368.516.-TL olarak belirlendiği, belirlenen miktardan davalının kusuruna isabet eden miktarın, bu davada istendiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca ve özellikle davanın niteliği göz önünde tutularak hak sahibi eşe hüküm tarihine en yakın tarihte bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin SSK. dan sorulup bildirilen miktarın yeniden hesaplanacak tazminattan indirilmesi gerektiği Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. Oysa EGO ve B. aleyhine açılan davada hesaplanan tazminattan davalının kusuruna isabet eden miktarın hüküm altına alındığı ortadadır.
Yapılacak iş, hak sahibinin zararı hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler nazara alınarak yeniden hesaplamak, hesaplanan bu miktardan hüküm tarihine en yakın tarihte yürürlükte bulunan katsayı ile hak sahibine bağlanan gelirin peşin sermaye değerini Kurumdan sorulmak suretiyle zarardan indirilmek ve usulü kazanılmış haklar göz önünde tutulmak suretiyle karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de, Ankara 3. İş 1995/2626 esas dosyada peşin sermaye değeri indirimli olarak saptanan zarar 2.679.625.642 TL. olduğu halde indirimsiz miktar nazara alınarak anılan miktarın %40'nın hüküm altına alınması da isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy