(506 S. K. m. 60, 63)
Dava: Davacı, yaşlılık aylığının kesilmesi işleminin iptali ile bu güne kadar ödenmeyen yaşlılık aylığından 75.000.000.- TL masraf ve ücreti vekalet ile birlikte davalıdan tahsilen karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtiliği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacıya Türkiye'deki çalışmaların gözönünde tutularak 1.6.1987 tarihinden itibaren aylık bağlandığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, yurtdışındaki çalışmalar değerlendirmeye alınmaksızın salt Türkiye'de ki çalışmalar gözönünde tutularak 506 sayılı Yasanın 60 ve ardından genel maddeleri gereğince sigortalıya maaş bağlandıktan sonra sigortalının yurtdışında çalışmaya başlaması durumunda yaşlılık aylığının kesilip kesilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davacının 506 sayılı Yasaya tabi olarak çalıştığı prim ödeme gün sayısınn 7800 gün, sigortalılık başlangıcının da 25.8.1952 tarihi olduğu, gözönünde tutularak SSK.nın 60/A-c maddesi gereğince yaşlılık aylığı bağlandığı dosyadaki bilgi e belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Öte yandan, Sosyal Sigortalar Kanununun 63-A maddesine göre, bu ekanuna göre, yaşlılık aylığı almakla iken, sigoratl olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları çalışmaya başladıkları tarihte kesilir. Madde ile; Türkiye'de 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak çalışanların amaçlandığı açıktır. Başka bir anlatımla, yurt dışındaki çalışmaların, 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak değerlendirilmesine olanağı olmadığı ortadadır. Nitekim bu yön aynı maddenin (B) bendinde, sigortalı olarak bir işte çalışmaya başlayanlarn yazılı talepte bulunmaları halinde yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam olunacağı, ancak bunlardan %24 oranında sosyal güvenlik destek priminin kesileceği, bu primin 1/4'ü sigortalı hissesi 3/4 işveren hissesi olduğu açıkça vurgulanmıştır. Kuşkusuz sosyal güvenlik destek primini kesecek işverenin Türk işveren olduğu açık - seçiktir. Bundan başka, Türkiye ile Federal Almanya araısnda imzalanan sosyal güvenlik anlaşmasında da, yaşlılık aylığının kesileceğine ilişkin bir düzenlemenin de mevcut olmadığı da söz götürmez.
Mahkemce, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan ndenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.6.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy