(506 S. K. m. 140)
Davacı, icra takibine konu yapılan 1998/3609 sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini, istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacı işverenin, Türkiye ile aralarında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunmayan bir ülkede çalıştırdığı işçileri için; Sosyal Sigortalar Kurumu ile yaptığı topluluk sözleşmesi nedeniyle, 506 sayılı Yasanın 140. maddesinde öngörülen yaptırımların hakkında uygulanmaması yolundaki istemi, Mahkemece kabul olunmuşsa da bu sonuç usul Yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun sistemine göre; yasal koşulların gerçekleşmesi durumunda sigortalılık statüsü zorunlu olarak kendiliğinden oluşur. Ancak, Yasa, kimi durumlarda, isteğe bağlı sigortalılık sistemini de kabul etmiş, Yasa kapsamı dışında kalan kişilere, sigortalılık imkanı getirmiştir. Bu durumlardan biri de, topluluk sigortası sistemidir. Bu tür bir sigortalılık ilişkisi ise, belli kuruluş veya işverenlerin Sosyal Sigortalar Kurumu ile yaptıkları sözleşme sonucu ortaya çıkar. Bu tür bir sözleşme; temelde, Kamu Hukuku içerisinde yer alır. Sözleşme ile, öngörülen belli gruplar, 506 sayılı Yasa kapsamına alınırlar ve haklarında ilgili Sosyal Sigorta kolları uygulanır. Bunun sonucu, bu kişiler sigortalılık statüsü elde ederler ve Sosyal Güvenlikleri, bir Kamu kuruluşu olan, Sosyal Sigortalar Kurumunca yerine getirilir. İşte, belli kişi ve grupları, Sosyal Sigorta kapsamına alan bu sözleşmeler, Özel sözleşmelerde olduğu gibi, tamamen taraf iradelerinin egemen olduğu sözleşmeler türünde kabul edilemez. Burada Sosyal Güvenlik Kurumunun, bağlı bulunduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının onayından geçen, Kurumca, 506 sayılı Yasa koşullarına göre hazırlanan tek tip sözleşme söz konusudur. Sözleşme sonucu, kamusal nitelikli sigortalılık statüsü yaratıldığından; sözleşmenin kamu hukuku kuralları içerisinde düşünülmesi gerekir. Bu nedenle tek tip sözleşmelerin zamanla, yasal değişikliklere göre adapte edilmesi ve Yasanın gösterdiği koşulları içermesi de zorunludur.
Dava konusu olayda; davacı işverenin, Türkiye ile aralarında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi olmayan bir ülkede çalışan işçileri için, topluluk sigortası yönünden sözleşme yaptığı ve tek tip sözleşmelerin yukarıda açıklanan nitelikleri ve sözleşmede açıkça 140. maddenin dahi uygulanmasını öngördüğü dikkate alınmaksızın sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy