(2004 S. K. m. 8, 96) (4721 S. K. m. 166)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı ( alacaklı ) vekili tarafından istenmiş, mercice ilamında belirtildiği şekilde kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık İİK'nun 96. ve onu izleyen maddelerine dayalı olarak 3. kişi tarafından açılan istihkak davasına ilişkindir.
Borç 30.7.1996 vadeli 8.000.000.000 TL. tutarlı bonodan kaynaklanmaktadır. Alacaklı, 3. kişi durumundaki davacı ile borçlu kocasının muvaazalı olarak boşandıklarını, halen beraber oturduklarını, mahcuz malların borçluya ait olduğunu ileri sürmüştür. Anlaşmalı boşanma borcun doğumundan sonra gerçekleştirilmiştir. Dava konusu ev eşyaları ve telefonun intifa hakkı üzerine haciz, zerdalılık ... Sk. No: ...'deki dairede, İİK'nun 8. maddesine göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli 20.9.1996 tarihli haciz tutanağı içeriğine göre, apartmanın 9 nolu dairesinde oturan ve adını söylemeyen yönetici bayanın ve apartmanın alt katında çicekçilik yapan L.'nin borçlunun bu dairede oturduğunu sabah saat 8'de evden çıkıp akşam döndüğünü açıklamaları üzerine uygulanmıştır. Bu durumda, mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olup aksinin davacı tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatı gerekir. Davacı tarafından tanık olarak gösterilen ve Mercice dinlenen L., haciz tutanağındaki imzasını kabul etmekle birlikte tutanakta kendisine atfedilen sözleri söylemediğini ileri sürmüştür. Bu durumda, haciz tutanağını düzenleyen icra memurunun tanık sıfatıyla çağrılarak adı geçen tanığın duruşmadaki anlatımı da okunmak ve tutanağın doğruluğu kendisinden sorulmak ve delillerin bundan sonra değerlendirilip oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde kabule karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.2.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy