(2004 S.K. m. 96, 97)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen kararın temyizen tetkiki davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde kabulüne karar vermiştir. Temyiz dilekçesnini süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarfından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı mülkiyeti kendisine ait gecekondu enkazı üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir. Bu yönüyle uyuşmazlık İİK'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı 3. kişinin istihkaka davasına ilişkindir.
Davacı yokluğunda haczedilen enkazla ile ilgili istihkaka iddiasını icar müdürlüğüne verdiği 13.8 .1998 tarihli dilekçe ile ileri sürmüştür. İcra Müdürlüğünce, İİK'nun 96/2. maddesi uyarınca düzenlenen, 3. kişinin istihkaka ididasına karşı itirazı varsa 3 gün içinde bildirmesi uyarısını içeren örnek 60 nolu (istihkak iddiasının bildirilmesine dair varaka) davalı alacaklı vekiline 4.9.1998 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın davalı 3 günlük yasa süre içinde itirazda bulunmadığından "istihkaka iddiasını kabul etmiş sayılır. (İİK.Mad.96/2 ikinci cümle) Alacaklı vekilinin yasal üsreyi geçirdikten sonra 8.9.1998 tarihinde icra tutanağına geçirilen itirazı geçersiz olduğunodan icra müdürlüğünce mahcuz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi yerine yasaya aykırı olarak İİK'nun 97/ 1. maddesindeki prosedürün işletilmesi ve sonucunda merci hakimliğince de bu hususun gözden kaçırılarak takibin devamına ve istihkaka iddia edenin 7 gün içinde dava açması için süre verilmesi sonucu dava açılması, 3 günlük hakdüşürcü sürenin geçirilmiş olmasıyla doğan sonuçları ortadan kaldırmaz. 3. kişinin istihkaka iddiası alacaklı tarafından kabul edilmiş sayıldığından davacının dava açmakta hukuki yararı yoktur. Hal böyle olunca, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle redine, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Kararın yukaırda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.3.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy