(506 S. K. m. 20, 92)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan Türkiye G... Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karşın bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden sonucu gidilmiştir.
Gerçekten bozma ilamında da açıkça gösterildiği üzere davanın özü 506 sayılı yasanın geçici 20. maddesine göre kurulan ve sağlayacağı sosyal yardımların asgari 506 sayılı yasanın öngördüğü haklardan aşağı olmaması yasaca kabul edilen Banka Çalışanları Vakfının, iş kazasına uğrayan bir Vakıf mensubuna aylık bağlamakla yükümlü olup olmadığı ve Vakıfça giderilmeyen maddi zararın işveren Bankaca karşılanıp karşılanmayacağı noktasına ilişkindir. Vakıf senedinin 36. maddesinde açıkça gösterildiği üzere Vakfın, sigortalıya uğradığı işkazası sonunda 506 sayılı Yasa hükümlerine kıyasen, gerekli incelemeden sonra koşulları varsa aylık bağlaması zorunludur. Dava konusu olayda, bu koşulların varlığı kabul edilmiştir. Öte yandan, iş kazası sonucu bağlanan aylık ile yaşlılık aylığı birbirinden farklı sigorta dallarına ilişkindir. 506 sayılı yasanın 92 maddesine göre de bu aylıkların birleşmesi mümkündür. Mahkemenin öncelikle bu yöndeki uyuşmazlığı olumlu yönde çözmesi gerekirken aksine düşünce ile davacı hakkında işkazası sigortası hükümlerini uygulamaması usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca, davanın niteliği gereği davacı sigortalıya bağlanacak gelir peşin sermaye değerinin de hesaplanıp davacının maddi tazminat hesabında göz önünde tutulması ve bulunacak zarardan en son indirilmesi yasal zorunluluktur. Mahkemenin belirtilen maddi ve hukuksal olguları gözetmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine 06.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy