(2004 S. K. m. 96)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davacı (3. kişi) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği biçimde reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Ç. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık 3. kişinin İİK. nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasıdır.
1- Kadıköy 7. İcra Müdürlüğünün E:1999/1648 sayılı dosya içerisinden dava konusu ev eşyalarının 26.1.2000 gününde yapılan açık arttırma sonucu 361.000.000 TL alacaklıya satıldığı ve bu ihalenin feshi için 27.1.2000 gününde davacı 3.kişi tarafından dava açtığı anlaşıldığından sonuca etkili bulunan bu dava sonucu beklenmeksizin yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2- Öte yandan kabule göre de davacı tanıkları haciz uygulanan evin ve dava konusu eşyaların davacı 3. kişiye ilişkin olup İskenderun'da ikamet eden borçlu kadının kocasından boşandıktan sonra davacı kardeşinin yanına geldiğini bildirmişlerdir. Hacizler davacının yüzüne karşı yapıldığı gibi AR 8160 nofrost buzdolabı ve Çamaşır makinasına ilişkin fatura ve garanti belgesi, muhtarlık belgesi davacı adına mevcut telefon kaydı da davayı destekledikleri durumda yanılgıya düşülerek kabul yerine red kararı verilmesi de doğru değildir.
3- Telekomünikasyon hizmetleri ile ilgili olarak abone veya kullanıcılara tahsis edilen numara ve hat kullanımı gibi, intifa ve kullanım hakları 4502 sayılı Yasanın Ek. 25. maddesi gereğince haczedilemez.
Somut olayda davacı ile ilgili telefonların yasanın yürürlüğe girdiği 29 Ocak 2000 gününden önce haczedildiği açıktır. Ne var ki, aynı kanunun geçici 8. maddesinde bu yasanın yürürlüğe girmesinden önce haczedilip henüz satışı yapılmayan telefonlar üzerindeki hacizler ilgililerce bu yasa yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde kaldırılmadığı takdirde sözleşmelerin feshedileceği hükmü öngörülmüştür.
Hal böyle olunca dava konusu olay da geçici 8. maddenin öngördüğü koşulların oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiği açıktır. Oysa açıklanan doğrultuda işlem yapılmadığı ortadadır.
Bu nedenle, anılan kanunun geçici 8. maddesinin öngördüğü koşulların dava konusu olayda oluşup oluşmadığı araştırılması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı biçimde karar verilmesi de bozmayı gerektirir.
O halde, davacı (3.kişinin) bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy