(506 S. K. m. 80) (6762 S. K. m. 317)
Dava: Davacı, şirket ortağı olarak kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin davalıdan hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.11.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ... ile karşı taraf vekili Avukat ... ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının, şirketin prim borçlarından sorumlu olup olamayacağına ilişkindir. Mahkeme, davacının, prim borçlarından sorumlu olacağına karar vermiştir. Bu tür bir sonuç ise, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 80/II. bendi hükmüne göre, tüzel kişiliği haiz bir özel kuruluşta görev yapan bir kişinin primlerin ödenmesinden işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olabilmesi için; primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili, üst düzey yöneticisi olması zorunludur. Öte yandan Türk Ticaret Kanununun 317. maddesi uyarınca; bir A.Ş.'in idare ve yönetimi aynı zamanda karar organı olarak, yetkili idare meclisince yerine getirilmektedir. Her iki hükmün birlikte değerlendirilmesi durumunda; bir A.Ş. yönünden primlerin ödenmesinde, sorumlu üst düzey yöneticiden söz edebilmek için bu kimsenin yönetim kurulunda başkan veya başkan yardımcısı gibi ünvan taşıması veya imza yetkisine sahip üye olması veya şirketin yönetiminde parasal konularda yetkili genel müdür, finansman veya muhasebe müdürü gibi üst düzeyde sorumluluk taşıyan görevli olması gerekir. Bunun dışında kalan ve şirketin idare veya mali işlerinde doğrudan söz sahibi veya yetkili olmayan, karar organında yer almayan kişilerin işverenle müşterek sorumluluğu düşünülemez. Şirkette görevli bir kimsenin belli konularda imza sahibi olması da bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz.
Davacı N. ..., U... Gıda Pazarlama Anonim Şirketinin Ortaklarından olduğu, şirketin 1997/8-12 ve 1998/1-12 aylarına ait prim borçlarından dolayı borç tahakkuk ettirildiği ve adına ödeme emri çıkarıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Oysa Davacının A.Şirketteki tüm hisselerini Beyoğlu 22. Noterliğinin 28.8.1996 gün ve 30485 ve 30488 yevmiye nolu devir senedi ile H. ... ve Ü. ... devretmiştir. Prim borcunun tahakkuk ettirildiği 1997/8-12 ve 1998/1-12 aylarında davacının üst düzey yöneticisi ve yetkilisi olmadığı gibi, hisselerinin tümünü devir etmesi nedeniyle şirketin prim borçlarından sorumlu tutulması doğru değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 97.500.000 lira duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy