(506 S. K. m. 62)
Dava: Davacı, 16.1.1998 gününden itibaren Kuruma verilen sosyal güvenlik destek primi bordrolarının geçerli olduğunun tespitiyle, sataşmanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, nitelikçe 16.1.1998 ila 31.1.1998 tarihleri arasında kuruma verilen Sosyal Güvenlik destek primini içeren aylık ve dört aylık bordroların geçerli olduğunun tespiti ile, kurumun, sataşmasının giderilmesi istemine ilişkindir. Davacının, 20.1.1998 tarihinde, yaşlılık aylığı bağlanması için istemde bulunduğu, kurumca, istem kabul edilerek davacıya, 1.2.1998 gününden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık; davacıya Sosyal Sigortalar Kurumunca, yaşlılık aylığı bağlanmadan önce ve özellikle çalışmasını sürdürdüğü bir dönemde kuruma verilecek bildirge ve bordroların, bütün sigorta kollarını mı yoksa salt, Sosyal Güvenlik Destek primini içereceği noktasında toplanmaktadır. Bu yönü ile davanın, kanuni dayanağı belirgin olarak 506 s. kanunun 63/(B) maddesidir. Anılan maddede; bu yasaya göre yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı olarak bir işte çalışmaya başlayanların yazılı talepte bulunmaları halinde yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam olunur. Ancak, bunlardan % 30 oranında Sosyal Güvenlik Destek primi kesilir. Hükmü öngörülmüştür. Maddeden, açıkça anlaşılacağı üzere, Sosyal Güvenlik Destek priminin, yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, sigortalı olarak çalışılan süre ile ilgili olduğu, başka bir anlatımla, yaşlılık aylığı bağlanmadan önceki çalışılan süre ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik destek priminin kesilmeyeceği; giderek, anılan sürede bütün sigorta kollarına ilişkin primlerin kesilmesi gerektiği açık-seçiktir. Öte yandan, Sosyal Sigortalar Yasası'nın 62. maddesine göre, sigortalı, işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunulması koşulu ile yaşlılık aylığı bağlanır. Somut olayda davacı, 20.1.1998 gününde yaşlılık aylığı bağlanması için dilekçe vermiş ve yaşlılık aylığı 1.2.1998 gününde bağlanmıştır.
Hal böyle olunca, davacının işyerinde 31.1.1998 gününe kadar çalıştığı açıktır. Bu nedenle, yaşlılık aylığı bağlandığı tarihten geriye doğru sigortalı olarak çalıştığı dönemde bütün sigortalı kollarını içerecek biçimde, işveren tarafından kuruma aylık ve dört aylık prim bildirge ve bordrolarını vermesi gerektiği tartışmasızdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle sigortalıya henüz yaşlılık aylığı bağlanmadan önceki süre ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Destek primine ait bildirge ve bordronun verilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 20.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy