(1479 S. K. m. 24, 25) (506 S. K. m. 3)
Dava: Davacı Bağ-Kur sigortalılığının iptaliyle, 506 sayılı yasaya tabi sigortalı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan SSK. Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Dava, zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının, hizmet aktine dayalı olarak çalışmaya başladığı 1.1.1992 tarihinden itibaren sona erdiğinin ve SSK'ya tabi zorunlu sigortalı hizmetlerinin geçerli olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Davacının, Makine Mühendisi olarak vergide kayıtlı olması nedeniyle 1.11.1982 tarihinde Bağ-Kur'a kayıt ve tescilinin yapıldığı ve bu tarihten itibaren zorunlu Bağ-Kur üyesi olarak primlerinin ödendiği 4.11.1986 tarihinden itibaren Ant-Tek Limited Şirketi ortağı olduğu 1.1.1992 tarihinden itibaren YASAN A.Ş.'ye ait işyerinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık Limited şirketin ortağı bulunan ve bu nedenle zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılan davacının, hizmet akdine dayalı olarak çalışmaya başladığı tarihten itibaren, zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının sona erip ermeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasanın değişik 24. maddesine göre, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılanlar iki gruba ayrılmıştır. Birinci grup sigortalılar; 24 nci maddenin (a) bendinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen sigortalılar, ikinci grup sigortalılar ise; b, c, d, e, f, g bentlerinde sınırlı olarak belirtilen şirket ortağı olan sigortalılardır. Hiç kuşkusuz bir kimsenin sigortalı sayılması için ön koşul yukarıdaki bentlerin öngördüğü koşullara sahip olma ile mümkündür. Sigortalı olma ön koşullarının (a) bendi ile diğer bentler arasında belirgin farklılıklar gösterdiği madde içeriğinden anlaşılmaktadır.
Şöyle ki, 24. maddenin (a) bendi dışında kalan b, c, d, e, f, g bentlerde belirtilen sigortalılardan sayılmak için ön koşul b, c, e, f, g bentlerde sayılan şirketler ortağı olmak yeterlidir. Başka bir anlatımla, şirket ortakları zorunlu Bağ-Kur üyesi olmak için 24. maddenin (a) bendinin öngördüğü koşullara sahip olmaları zorunlu değildir.
Öte yandan, aynı Yasanın değişik 25. maddesinin (d) bendinde; şirketlerle ilgisi kalmayanların çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği tarihten itibaren sigortalılıklarının sona ereceği hükmü öngörülmüştür. Oysa, davacının Limited Şirketin ortağı olduğu şirketle ilgisini kesmediği dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği giderek 506 sayılı Yasanın 3-I/F maddesinin varlığı karşısında, Sosyal Sigortalar Kanunu anlamında sigortalı sayılmasına da yasaca ve hukukça olanak olmadığı açık seçiktir. Bundan başka, 1479 sayılı Yasanın 25. maddesine 3396 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile eklenen (g) bendinin 24 nci maddenin (a) bendinde sayılan sigortalıları kapsadığı madde ile ilgili gerekçenin incelenmesinde anlaşılmaktadır. Zira, madde gerekçesinde aynen... dernek veya oda kayıtları devam eden gelir vergisi ile ilgili kaydı bulunmayan şoför, tabip, esnaf, eczacı gibi meslek mensuplarının hizmet akdi ile çalıştıkları süreler için Bağ-Kur sigortalısı olamayacağı hükmünün getirildiği açıkça belirtilmiştir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı SSK'nun bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy