(2004 S. K. m. 96, 103) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davacı (3.kişi) vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, merciice, ilamında belirtildiği biçimde isteğin reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ait dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ait isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık 3. kişinin istihkak davasına ilişkindir.
Kural olarak, istihkak davasında borçlunun davalı gösterilmesi için 3.kişinin istihkak iddiasına karşı çıkmış olması gerekir. Borçlunun İİK. nun 96/1. maddesi uyarınca davayı açan 3.kişi yararına istihkak iddiasında bulunması veya haciz sırasında hazır bulunmasına karşın 3. kişinin istihkak iddiasına karşı çıkmaması yada İİK. nun 96/2. maddesi gereği yokluğunda yapılan 3. kişinin istihkak iddiası kendisine bildirilmesine karşın verilen 3. günlük süre içerisinde itiraz etmemesi durumunda istihkak davasında davalı gösterilmesine gerek yoktur. Çünkü bu halde borçlu istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır. (96/2)
Somut olayda borçlu 17.9.1999 gününde uygulanan haciz sırasında hazır bulunmadığı gibi dava konusu hayvanların haczine ait tutanağın İİK. nun 103. maddesine göre borçluya tebliğ işlemi de yapılmadığından borçlunun istihkak iddiasına çıkıp çıkmadığı anlaşılamamıştır. Bu durumda, davanın borçluya da yöneltilmesi gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay'ın (15. Hukuk Dairesinin 24.9.1992 tarih 3233-4267 S. K.) yerleşmiş görüşlerindendir.
Hal böyle olunca, takip borçlusuna dava dilekçesi ve davetiye tebliğ edilerek, taraf teşkilinin tamamlanması ve delillerinin toplanarak değerlendirilmesi gerekir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy