(506 S. K. Geç. m. 20, m. 7)
Dava: Davacı, 20.3.1996 tarihinde ..... Kurumu tarafından adına düzenlenip T..... Bankası A.Ş. ne verilen AT 1 belgesinin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, ve Tetkik Hakimi ...... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438.maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Taraflar arasındaki, uyuşmazlık; önce, davalı T....... Bankası A.Ş.nin Almanyada bulunan bir şubesinde geçici olarak görevlendirilen davacının, daha sonra; sözü edilen davalı A.Ş.nin bir yan kuruluşu olup Almanyada faaliyet gösteren İş Bank Gmbh isimli şirkette geçici görevlendirilmesi ve bu yerde yaklaşık 6 yıl çalışması nedeniyle; sosyal güvenliğinin hangi ülke Sosyal Güvenlik Kuruluşunca yerine getirileceğine ilişkindir. Davacının, yaklaşık 16 yıllık Almanya çalışmaları nedeniyle baştan beri Alman sigorta mercilerine tabi olması yolundaki istemi mahkemece kabul edilmiş, Sosyal Sigortalar Kurumunca davacının Türk sistemine tabi olacağını gösterir aksine düzenlenmiş A/T1 formunun iptaline karar verilmişse de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten, davanın yasal dayanağını oluşturan Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 6. ve 506 sayılı yasanın geçici 20. maddesine göre kurulan Özel Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandık Vakıf Senedi Hükümlerinin yollamada bulunduğu sözü geçen yasanın 7.maddesi hükümlerine göre; geçici olarak yurt dışına gönderilen sigortalı veya sandık mensupları hakkında; gönderildikleri ülke Sosyal Güvenlik sistemleri uygulanır. Geçici görevlendirme kavramı, sözü edilen yasanın 7.maddesine göre; herhangi bir süre sınırlamasına tabi tutulmamıştır. Bu konuda, asıl olan yabancı ülkede çalışan kişinin; ana ülkedeki kuruluşu veya iş vereni ile olan ilişkisidir. Bu ilişkinin kesilmesi veya koparılması durumlarında; ancak, geçicilik durumu ortadan kalkar. Aksi halde; görevlendirilmenin uzun veya kısa olduğuna bakılmaksızın, geçicilik statüsü devam eder. Dava konusu olayda ise; davacının önceleri, davalı banka A.Şnin Almanyada bulunan bir şubesinde çalışmakta iken; daha sonra 1992 yılında sözü edilen A.Ş ile yaptığı sözleşme gereği 3 yıllık bir süre ile bu kere İş Bank Gmbh şirketinde sözleşmeli olarak görevlendirilmiş bu sözleşme, 1996 yılında ikinci kez yenilenmiştir. Davalı banka A.Ş; bu görevlendirmeyi İ....Bank Gmbh şirketi ile gerçekleştirdiği sözleşme gereği yerine getirmiştir. Sözü edilen iki kuruluş; 1992 yılında bir sözleşme yapmışlar ve davalı A.Ş.i yan kuruluşu olan İ..... Bank Gmbh şirketine, ihtiyacı doğrultusunda; bilgi ve deneyimleri itibariyle uygun bulunan yeterli sayıdaki çalışanın geçici olarak Gmbh şirketine göndermeyi kabul etmiştir. İşte Gmbh şirketindeki görevlendirme, bu yükümlülük sonucu gerçekleşmiş ve davalı A.Ş, davacı ile yaptığı 3 yıllık sözleşme sonrası, kendi şirketindeki görevinden, yan kuruluşu olan Gmbh davacıyı geçici olarak transfer etmiştir. Bu durum; dosyada örnekleri bulunan sözleşme asıllarından açıkça anlaşılmaktadır. Öte yandan; davacının, sosyal güvenliği mevcut statüsü ile aynen devam ettirilmiştir. Davacı, Gmbh şirketindeki görevine başlamadan çalıştığı bankanın 506 sayılı yasanın geçici 20.maddesine göre oluşturulan Banka Mensupları Emekli Sandığı Vakıf mensubudur Ayrıca, aynı mensupların, Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakıf üyesidir. Davacı, yeni görevi ile ilgili yaptığı sözleşmede gösterildiği üzere, Sosyal Güvenlik Statüsünde hiçbir değişiklik olmadan eskisi gibi devam ettirilecektir. Sadece, Sigortalı işveren payı Gmbh tarafından, davalı Anonim Şirket Mensupları Sandıklarına ödenecektir. Şu duruma göre; davacının, geçici bir görevlendirme ile Yurt dışında bulunduğu ve tabi olacağı Sosyal Yardım Kurumunun açıkça belirlendiği görülmektedir. Nitekim, dosya içersinde örnekleri bulunan Alman Sigorta Mercii ile Alman Adli makamlarının yazı ve düzenledikleri belgelerden anlaşıldığı üzere; davacının, mevcut çalışma statüsü gereği; Alman Sosyal Sigorta mercilerine tabi olması da mümkün görülmemiş ve geçici statüde bir çalışan olduğu belirlenmiştir.
Belirtilen nedenlerle, davacının, geçici statüde çalışan sigortalılığı nedeni ile ana ülke konumunda bulunan Türk Sosyal Güvenlik Sistemine tabi olması yolundaki Sosyal Sigortalar Kurumunca düzenlenen A/T1 belgesinin yasa ve sözleşme hükümlerine uygun bulunduğu, sonuç olarak davacının, davalı banka A.Ş, çalışanları Emekli Sandığı ile Munzan Sandık mensubu olduğu anlaşılmakla, aksine kabul usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı T.İ... Bankası A.Ş. ye iadesine, 28.4.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy