(4247 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, davalı Kurumca 15.5.1997-14.6.1997 dönemi için ödenmeyen prim ve
gecikme zammı için gönderilen 20.10.1998 gün ve 71152 sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B.Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık 8.5.1997 günlü, 4247 Sayılı kısa adı Prim ve Diğer Alacakların Tahsilinin Hızlandırılmasına ilişkin Yasanın 2. maddesinin kapsamına ve 15.5.1997-14.6.1997 dönemi için davacı Orman Genel Müdürlüğü'nün davalı Kuruma prim borcundan sorumlu olup olmayacağına yöneliktir. Davalı Kurum; kimi kamu kuruluşlarının prim ve diğer borçlarının, hazineye aktarılmasına ilişkin getirilen düzenlemenin, 15.5.1997 tarihine kadar ki dönemi içerdiğini, bu tarihten sonra tahakkuk edecek, prim ve buna bağlı Kurum alacaklarından, ilgili Kamu Kuruluşlarının sorumlu olduğunun ileri sürmekte ve buna dayalı işlemlerini yürütmektedir. Kurum; bu tür işlemlerine gerekçe olarak, kamu kuruluşlarında; ücret ödemelerinin her ayın 15'inde yapıldığını bu nedenle; prime esas aylık dönemlerin her ayın 1. günü ile son günü olmayıp, ilgili ayın 15'i ile sonraki ayın 14'ü arasındaki dönem olduğunu, öte yandan; kamu işverenlerinin bu borçlarını müteakip ayın sonuna kadar, Kuruma bildirip, yatırma yükümleri bulunmakla, prim ve eklerinin ait olduğu ayda değil, belirtilen bildirim ve ödeme yükümünün bittiği ay sonunda tahakkuk ettiğini, böylece; Kurum ve prim ve eklerine ait alacaklarının 1 ay öncesine ilişkin olması gerektiğini, sözü edilen Yasanın 2.maddesinde öngörülen ve maddenin uygulanma dönemini gösteren "bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşına kadar tahakkuk etmiş bulunan prim, idari para cezası ve ekleri borçları" deyiminin 15.6.1997 tarihine kadar tahakkuk etmiş olan 14.5.1997-15.5.1997 dönemine ilişkin borçları içermesi gerektiği görüşünü esas almıştır. Mahkeme ise Yasanın 15.5.1997 tarihine kadar doğmuş prim borçlarını kapsadığını ileri sürerek davacının istemini reddetmiştir.
Oysa, gerek davalı Kuruma gerekse Mahkemenin görüşü Yasanın amaç ve içeriğine uygun bulunmamaktadır. Gerçekten, yukarıda sözü edilen Yasa; geçici bir dönem için kabul edilen ve kimi kamu Kuruluşlarının prim, sosyal yardım zammı ve ekleri borçlarının hazinece Kuruma ödenmesini öngören özel bir yöntem getirmiştir. Yasa, uygulanma dönemini de bizzat göstermiş, ve başka bir Yasa veya uygulamaya yollamada bulunmamak suretiyle, açık surette belirtmiştir. Buna göre, yasanın 2. maddesinde sözü edilen, kamu kuruluşlarının Yasanın yayımlandığı tarihi takip eden aybaşına kadar tahakkuk etmiş borçları; hazine bütçesinden aktarılmak suretiyle karşılanacaktır. Yasanın 16.5.1997 tarihinde yayımlandığı dikkate alınırsa, bunu takip eden aybaşı 1.6.1997 tarihidir. Yasanın; açık tarih göstererek belirleme yapmasından sonra artık yorum yoluyla başka sonuca ulaşılamaz. Öte yandan, prim borçlarının tahakkuku yönünden getirtilmek istenen yoruma da katılmak mümkün değildir. Gerçekten, 506 sayılı Yasa sisteminde; "prim borçlarının tahakkuku " biçiminde özel bir kavram veya deyim yer almamıştır. Yasal düzenleme; prim borçlarının oluşum ve bunların Kuruma bildirilip aynı zamanda ödenmesi yönünde aylık iki dönem kabul etmiştir. Birinci dönem; sigortalıların gerçekleşen çalışmaları karşılığı oluşan Kurumun prim alacağı ve buna bağlı eklerine ilişkindir. Gerek sigortalılar, gerek Kurum yönünden primle ilgili hak ve alacaklar, bu döneme göre ortaya çıkar ve oluşur. Sigortalıların çalışıp buna bağlı kazanç elde etme durumu olmadıkça prim alacağı meydana çıkmaz. Prim alacakları için asıl olan kazanç sağlanan bu dönemdir. İşverenlerin prim borçları bu dönem için doğar ve oluşur. İşte, Yasanın belirlediği prim borçlarının tahakkukundan amaç bu döneme ilişkindir. Bu borçların Kuruma aylık bildirge yoluyla, beyan edilip ödenmesi ise prim borcunun doğumu dışında; bildirim ve ödeme konusuna yöneliktir. Kurumun bu dönemi tahakkuk dönemi olarak nitelendirerek prim borçlarını önceki ay için kabul etmesi ve buna bağlı 4247 sayılı yasanın 2. maddesi kapsamının 15.5.1997 tarihine göre belirlenmesi yolundaki uygulaması nasıl ki, Yasa sisteme uygun değilse, Mahkemenin de; bu dönemi; bir ay sonrası için kabul ederek ve buna göre sonuca gitmesi 4247 sayılı Yasanın amaç ve içeriğine uygun düşmemektedir. Mahkemece yapılacak işlem; 1.6.1997 tarihine kadar işveren davacının kuruma olan prim ve eklerinden oluşan borçlarının 4247 sayılı yasa kapsamında olduğunu belirlemek ve sonrası dönemin davacı kuruluşa ait olduğunu hüküm altına almaktan ibarettir.
Belirtilen nedenlerle tarafların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy