(3201 S. K. m. 1, geç. m. 3)
Dava: Davacı, borçlanmasının geçerli olduğuna ve emekliliğine hak kazandığının tespitiyle, birikmiş aylıkların ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacının 1971-1973 yılları arasında yurtdışında geçen hizmet sürelerinin borçlanmasına ilişkin istemi mahkemece de kabul edilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Gerçekten, davanın yasal dayanağını oluşturan 2147'ye daha sonra yürürlüğe giren 3201 sayılı Yasalara göre yurtdışında geçen hizmetlerin borçlanabilmesi için belli bir hak düşürücü süre öngörülmüştür. Bu sürenin geçirilmesinden sonra artık borçlanma isteminde bulunulamaz. Davacının çalışma süresine göre hakkında uygulanacak yasal kural 2147 sayılı Yasanın geçici maddeleridir, daha sonra 3201 sayılı Yasada geçici maddesi ile 1985 yılından önceki sürelerin borçlanma imkanını tanımıştır. Davacı 1973 yılında Türkiye'ye kesin dönüş yaptığına göre belirtilen yasal dayanaklara göre hak düşürücü süreyi geçirmiş bulunmaktadır. Bu sürelerin geçirilmesinden sonra ihyası mümkün değildir. Davacının yıllar sonra Kıbrıs'taki ( KKTC )'de 10 gün çalışmak suretiyle Almanya'da geçen hizmetlerini ihya suretiyle yeniden borçlanma konusu yapması mümkün bulunmamaktadır. Mahkemenin belirtilen maddeleri olguları dikkate almaması usule aykırı olup, bozma sebebidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.2.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy