(506 S. K. m. 79, 85, 130) (1475 S. K. m. 89)
Dava: Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 1.4.1994 olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sultan Karagün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, 1.4.1994 tarihinde işyerine işe giriş bildirgesi verildiğini ve bilahare isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespiti ve Kurum sataşmasının giderilmesi istemine ilişkindir.İşyerinin Lokanta olduğu, davacının burada bulaşık işlerine baktığı, önceden 1972-1991 yılları arası Bağ-Kur sigortalısı olarak kendi hesabına çalıştığı uyuşmazlık konusu değildir.Uyuşmazlık işyerinde işe giriş bildirgesine dayanan çalışmanın gerçek olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 85/b maddesine göre bir kimsenin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edebilmesi için diğer koşulların yanında müracaat tarihinden önce 506 sayılı kanuna göre tescil edilmiş olmak koşuldur. Somut olayda, davacı 1.4.1994 tarihinde SSK'ya tescil edilmiş ise de; davacı beyanından, Sosyal Sigorta müfettiş raporu ile; işyerindeki çalışmalarının gerçek olmadığı ve davacının işyerinde çalışmadığı saptandığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, sigorta müfettiş raporları 506 sayılı yasanın 130. maddesi dolayısıyla 1475 sayılı yasanın 89/son maddesi gereğince aksi sabit oluncaya kadar muteberdir. Bundan başka yargılamada dinlenen tanık beyanları müfettiş raporunun aksini kanıtlar nitelikte bulundukları da söylenemez.
Yapılacak iş, öncelikle, çalışmanın gerçek olmadığını saptayan SSK. müfettiş rapor veya tutanaklar ile, davacının önceden yaptığı işi saptamak amacı ile Bağ-Kur şahsi sicil dosyası getirtilmeli, işyerinin niteliği ve davacının mesleği göz önünde tutularak, uzun yıllar kendi hesabına iş yapan kimsenin Lokantada bulaşıkçı ve getir götür işlerinde çalışması ne derece hayatın olağan akışına uygun olacağı ve davacının amacının salt 506 sayılı yasadan yararlanmak için bu yola başvurmuş olup olmadığı da dikkate alınıp davacının işyerinde gerçekten çalışıp çalışmadığı ihtilaf dönemindeki bordro tanıkları veya aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin kayıtlara geçmiş çalışanları saptanarak bunların bilgilerine başvurmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.2.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy