(1479 S. K. m. 24, 25)
Davacı, Kurumca verilen red kararının iptali ile müracaat tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Enver A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davada istem; Sebzeciler ve Meyveciler Oda kaydının esas alınarak Bağ-Kur sigortalılığının tesbiti ve davalı Kurumdan aylık bağlanmasına ilişkindir.
Davacının, 16.4.1981 tarihli imzalı giriş bildirgesine göre kahvecilik işinden oda kaydına binaen Bağ-Kur'a tescil edildiği, anılan işten dernek ve vergi kaydının 16.4.1981-29.4.1982 yılları arası olup, bu dönem dışında vergi kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kuruma verilen yaşlılık aylığı talep formunda; davacının İnegöl Sebzeciler ve Meyveciler oda kaydının 1970-1999 arasında olduğu belirtilmiş ise de, üye kayıt defterlerinden bu kayıtların usulüne uygun tutulmadığı, üye ismi, derneğe giriş tarihlerinde tahrifatın yapıldığı, Kurumca mahallinde tutulan 22.11.1999 tarihli tutanakla da saptanmıştır. Davacının anılan işten vergi mükellefiyetinin bulunmadığı, prim ödemelerinin ise; 1990-1993 yıllarında olup, 1999 yılındaki toplu prim ödemesinin ise geriye yönelik olduğu anlaşılmakta olup, Kurumca davacının kahvecilik işinden sigortalılığının, oda kaydına göre 1 yıl 13 gün olarak kabul edildiği görülmektedir.
Gerçekten, 1479 sayılı Yasanın 24-25. maddelerinde kimlerin Bağ-Kur'lu sayılacağı açıkça gösterilmiş, koşulları da belirtilmiştir. Bağ-Kur mevzuatında geriye yönelik sigortalılığın tesbitine ilişkin bir dava öngörülmediği gibi, ayrıca geriye yönelik toplu prim ödemelerinin de sigortalılıkta dikkate alınacağına dair bir hükümde bulunmamaktadır. Davacının Sebzeciler oda kaydının yöntemince tutulmaması ve anılan işten vergi mükellefiyetinin bulunmaması karşısında mahkemece; davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine kanıt getirilmeden davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy